10. BASINDA YER ALAN HAYALİ VE MESNETSİZ SUÇ İSNATLARI

10.3. Kaçak tarihi eserler bulunduğu iddiası tamamen gerçek dışıdır

11 Temmuz 2018 tarihli polis operasyonunu takip eden günlerde, bazı belli basın ve yayın organlarında arka arkaya ve ısrarlı bir şekilde güya Kandilli’deki evde, grupla alakalı başka evlerde ve depolarda tarihi eser niteliğinde çeşitli eşyaların ele geçirildiği, bunların incelenmek üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü şeklinde mesnetsiz ve gerçekliği olmayan haberler yayınlanmıştır.

Her şeyden önce, bir eşyanın veya eserin tarihi eser hükmünde olup olmadığı bilirkişiler tarafından yapılan incelemeler neticesinde ortaya çıkartılmaktadır. Eğer bu operasyon çerçevesinde gerçekten ele geçmiş bir tarihi eser olsaydı şuan tüm basın bu konu üzerine bire bin katarak haberler yapıyor olurdu. Ancak sadece bu husus bile ortaya atılan iddiaların asılsız ve gerçek dışı olduğunu göstermektedir.

Bu gerçek dışı iddianın haber manşetlerinde nasıl yer bulduğuna dair küçük bir kolaj göstermek istiyoruz.

Bu asılsız haberleri yapan basın kuruluşları aynı tarihte, aynı haberi, aynı detaylar ile (“tarihi eserler ele geçirildi”, “6 kamyon tarihi eser” gibi) yayınlamışlardır. Gizli bir el devreye girmiş, tamamen gerçekdışı bir haber medya kuruluşlarına servis edilmiş ve medya kuruluşları hiç sorgulamadan bu asılsız haberi olduğu gibi yayınlamışlardır. Oysa ortada hiçbir tarihi eser yoktur, bulunmamıştır ve bu emniyet tespit tutanakları ile sabittir. Gerçekte olan ise şudur: FETÖ’nün kullandığı kara propaganda yöntemi devreye girmiş ve tamamen uydurma olan bu haberle kamuoyu infiali oluşturulmaya çalışılmıştır.

İstisnasiz bir şekilde tüm haberlerde polis operasyonunda güya kamyonlar dolusu tarihi eserlerin ele geçirildiğinden bahsedilmiştir. Ancak iddia tamamen asılsızdır. Hiçbir tarihi eser mevcut değildir. Doğal olarak da herhangi bir tarihi eser zaptedilmemiştir. Algı operasyoncularının “tarihi eser” diye gazetecilere yutturmaya çalıştıkları şeyler her evde bulunan alelade dekorasyon malzemeleri ve tablolardır. Nitekim ilerleyen günlerde bu kadar büyük puntolarla manşetlere taşınan bu iddialar bir anda bıçak gibi kesilmiştir. Çünkü tarihi eser denilen eşyaların hepsinin sıradan mobilyalar, ev ve ofis malzemeleri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum bilirkişi incelemeleriyle de sabit olmuştur. Ancak her zamanki gibi ortaya çıkan gerçeklerden hiç bahsedilmemiştir.

Aynen bu olayda olduğu gibi, benzer iftiralar yıllardan beri atılmakta, ancak bu iftiraların asılsız olduğunu ortaya koyan beraat ve takipsizlik kararları hiç gündeme getirilmemektedir.

Örneğin, son olarak 2012 tarihinde dönemin İstanbul Mali Şube Müdürü FETÖ’cü Yakup Saygılı ve adamları tarafından Sayın Adnan Oktar’a bugünkü “tarihi eser” iftiraları bire bir aynı şekilde kullanılarak bir kumpas kurulmuştu. O dönemde de bu iddiaların bir iftira olduğu ortaya çıkmıştı. Bu kumpasa dair detayları kitabımızın FETÖ tarafından kurulan kumpaslar bölümünde izah etmiştik.