6. SÖZDE FETÖ BAĞLANTISI İDDİALARININ CEVAPLARI

6.4. Bazı arkadaşlarımızın FETÖ’cülerle telefon konuşması yaptığı haberleri çarpıtmadan ibarettir

Basında çıkan bazı haberlerde, bazı arkadaşlarımızın FETÖ’cü bazı isimlerle gerçekleştirdiği telefon görüşmeleri konu edilmiş, bu görüşmeler camiamızın güya FETÖ ile bağlantılı olduğu iddiasına delilmiş gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Sayın Adnan Oktar’a Emniyet Müdürlüğü sorgusu esnasında sorulan bazı sorulardan alınarak “Kediciklerin şok bağlantıları çıktı!” veya “Kedicikler FETÖ imamlarıyla bağlantılı çıktı” gibi başlıklarla sunulan gazete haberleri gerçekleri yansıtmayan karalama ve şaibe oluşturma maksatlı art niyetli haberlerdir.

Önceki sayfalarda da değindiğimiz gibi, soruşturma dosyası üzerinde kısıtlılık kararı bulunduğu için, şüpheli avukatları dahi gizli dosya içeriğindeki bilgilere ulaşamazken, belli bir merkez tarafından bu gizli bilgiler -aynı FETÖ’cülerin bir dönem yaptığı gibi- sistematik bir biçimde basına servis edilmektedir. İşte bu hukuksuz uygulamanın örneklerinden birisi de, burada bahsettiğimiz haberlerdir.

BİRİNCİSİ, bu iddia edilen kişiler arasında telefon görüşmelerinin gerçekten yapılıp yapılmadığı henüz net değildir, bu konu halihazırda araştırılmaktadır. Öncelikle bunun netleştirilmesi gerekmektedir.

İKİNCİSİ, iddia edilen görüşmelerin tamamının yapılmış olduğu düşünülse bile, bu görüşmelerin tarihleri 8 – 10 yıl öncesine (2008-2013 yılları arası) dayanmaktadır. Görüşmelerin çok büyük çoğunluğunun yapıldığı söylenen 2008 – 2013 yılları FETÖ lideri ve adamlarının legal olarak algılandıkları hatta Türkiye’de devletimizin en üst seviyedeki yöneticilerinin dahi FETÖ liderine ve sözde hizmet hareketine methiyeler düzdüğü döneme aittir. Bunlardan bir kısmını hatırlatmak istiyoruz:

ESKİ CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN ABDULLAH  GÜL:

⇒ (Türkçe Olimpiyatları hakkında) Türkiye’ye Türkçe’ye kültürümüze yapılan en büyük hizmettir bu. (2013)

ADALET ESKİ BAKANIMIZ SAYIN BEKİR BOZDAĞ:

⇒ Bu eseri (Türkçe Olimpiyatlarını) yaratanlara husumet beslemeye sizin vicdanınız izin verir mi? Eğer kara vicdan değilse izin vermez. Sadece dua etmek, alkış vurmak, destek olmak ister insan ... ufuk çizen, vizyon ortaya koyan, muhterem Fetullah Gülen Hocaefendi’dir. Bu ateşi yakan, bu yolu açan ve bu fikri veren muhterem Fetullah Gülen Hocaefendi’ye de Antalya’dan gönül dolusu selamlar, saygılar gönderiyorum.  (2012)

⇒ Fetullah Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir.

⇒ İnşaallah birgün Türkiye’de hocam da burada Türkçe Olimpiyatları’na katılır da buradaki Olimpiyatlarda duygularını bizzat ondan dinleme imkanımız olur.

ESKİ BAŞBAKANIMIZ SAYIN AHMET DAVUTOĞLU( DIŞ İŞLERİ BAKANI OLDUĞU DÖNEMDE)

⇒ Bu faaliyetleri yapan, bu faaliyetlere katkıda bulunan bütün öncülere, başta Muhterem Hoca Efendi olmak üzere bütün öncülere selam olsun. Allah onların emeklerinden razı olsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı olarak görevimiz Gülen okullarına katkıda bulunmaktır. (4 Haziran 2012)

ADALET ESKİ BAKANIMIZ VE MECLiS  ESKİ  BAŞKANIMIZ  MEHMET  ALİ  ŞAHİN: 

⇒ (Türkçe Olimpiyatları hakkında) Bu,  insanlığın aydınlık geleceğine ışık tutacak bir etkinliktir diye düşünüyorum.

⇒ Gittikleri her yere eğitim kurumları serpiyorlar. İşte o eğitim kurumlarının eserleri 9. kez Türkiye’de bir araya geliyor. Öylesine bir hareketi, eğitim seferberliğini başlatanlara saygı sunuyorum. Kendilerine selam olsun diyorum. Zaman ve mekan tanımadan dünyanın her bölgesinde bu faaliyetlerde yer alanları saygıyla sevgiyle anıyorum. (2011)

⇒ Fethullah Gülen Hocaefendi ile telefonla görüştüm. Rahatsızdı, geçmiş olsun dileklerimi ifade ettim. Kendisini severim...Muhterem Hocaefendi’ye bir çağrıda bulunmak istiyorum; Hocam artık Türkiye’ye dönün lütfen,dönün artık Türkiye’ye. Hocaefendi’nin bana hediye etmiş olduğu kitap hala masamın üzerindedir. Çok güzel Osmanlıca yazısıyla bana itafen göndermiştir. O kitapları ben de okuyorum. (29 Aralık 2013)

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDiYESİ ESKİ BAŞKANI SAYIN MELİH GÖKÇEK:

⇒ Hoşgörünün, barışın, diyaloğun simgesi değerli büyüğümüz, bu işin değerli mimarı Fethullah  Gülen Hocamıza da sonsuz teşekkürler ediyoruz. Rabbim kendisine uzun ömür ve sıhhat versin, dualarını üzerimizden eksik etmesin diyorum. (2013)

⇒ Bu proje müthiş bir proje. Emeği geçeniere teşekkür ediyoruz. Ve özellikle muhterem büyüğümüz Fethullah Gülen Hocam’a şükranlarımızı sunuyoruz. Sağolsun, varolsun.  Gurbetteki değerli Hocam’a Ankara’dan gönül dolusu kucak dolusu selamlar gönderiyoruz. (2011)

AK PARTİ BAŞKANVEKİLİ SAYIN NUMAN KURTULMUŞ:

⇒ Bu faaliyetlerin daha fazla arttırılmasını, daha yaygın hale getirilmesini istemek gerçekten Türkiye’ de vatanseverlik görevi olarak görülmesi gerekirken’Efendim bu faaliyetler kapatılsın’ ya da bir süre için durdurulsun demeyi gerçekten anlamak, mantıklı bir açıklamasını yapmak mümkün değildir. (2011)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI SAYIN FARUK ÇELİK:

⇒ Bu meşaleyi ilk olarak yakan hocaefendiye, Muhterem Hocaefendimize buradan ben de selamlarımı gönderiyorum.

MECLiS ESKİ BAŞKANI ve BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI SAYIN BÜLENT ARINÇ:

⇒ İşte aynen Hocaefendi de, yarın uçağa binip geldiğinde Türkiye›ye havaalanında onu çiçeklerle karşılayacak olanlar, hakkında binbir türlü iftira yapanlar olacak. Türkiye bu noktaya gelmiştir emin olunuz. Ağızlarını her açtıklarında Hocaefendi’ye iftira atanlar çiçeklerini de hazırlamaya başlasınlar artık. (8 Haziran 2010)

⇒ 40 yıldır onu (Fethullah Gülen’i) çok severim. 1975’ten beri Hocaefendi’yi tanırım. Kendisine büyüksaygım, sevgim var. (Pensilvanya’da Fethullah Gülen’e yaptığı ziyaret için) Bu kendisini çok seven bir dostunun ziyaretiydi. Bu ziyaretkırk yıldan beri kendisini seven, sayan, dualarından eksik etmeyen bir insanın yüzünü görebilmek, duasını alabilmek için eşimle yaptığım bir ziyarettir. (23 Mayıs 2013)

⇒ Başbakanımız (Sayın Recep Tayyip Erdoğan) selamlarını iletti. Hocaefendi’nin bir emirleri olur mu?’ diye sormamı istedi. Hocaefendi, Başbakanımız’ın (Sayın Erdoğan’ın) şahsını çok seviyor. Onu her vesileyle ifade ediyor. Onun şahsına karşı cok büyük duaları var. Onun çok büyük hizmetleri olduğuna inanıyor. (23 Mayıs 2013)

AVRUPA BİRLİĞİ ESKİ BAKANI SAYIN EGEMEN BAĞIŞ:

⇒ Atatürk’ün o hayalini gerçekleştirmekle kalmayıp, Türk dünyasının da ötesine geçip, o kültür köprülerini kuran çok büyük bir zat bugün vatan hasreti çekiyor. Saygıyla önünde eğiliyoruz.  (2011)

MİLLİ EĞİTİM ESKİ BAKANI SAYIN KÖKSAL TOPTAN:

⇒ Dünya eğitim tarihinin en büyük eğitim çalışması Fethullah Gülen ve arkadaşları tarafından yapılıyor. Bu gayretli, vefakar insanların gayretlerini bozmayalım. Önlerine set çekmeyelim. Yeni aydın tipi, Türkiye sevdalısı insanlar bu okullarda yetişiyor.

TARIM ESKİ BAKANI SAYIN MEHDİ EKER:

⇒ İnsanlık için ve Türkiye için çok önemli hizmetler ürettiğine, geliştirdiğine inandığımız muhterem Fetullah Gülen Hocaefendiyi de sevgiyle saygıyla anıyoruz.

SEKİZİNCİ CUMHURBAŞKANI SAYIN TURGUT ÖZAL:  

⇒ Azerbaycan’ da açılan Türk okullarına ben kefilim, bu okulların fikir mimarı Fethullah Gülen’dir.”

DOKUZUNCU CUMHURBAŞKANI SAYIN SÜLEYMAN DEMiREL: 

⇒ Ben Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak okullar için boş mektuplar imzalayıp verdim. ‘İstediğiniz gibi doldurabilirsiniz.’ dedim. Pişman değilim. Bugün de olsa yine veririm.

ESKİ BAŞBAKAN SAYIN BÜLENT ECEViT:

⇒ Bu okullar tabii dünyanın dört bucağına Türkiye hakkında bilgi, Türkçe ve Türk kültürünü yayıyor ve bir olumsuzluğa da rastlanmadı.

İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI SAYIN MERAL AKŞENER

⇒ “Diyorlar ki “dünyanın her tarafında Müslüman ülkelere gittik, ağırlandık ama hep farklı olduğumuzu düşündük. Öyle davranıldı. Bir tek Türkiye’de sizin arkadaşlarınız ağırlarken bunu hissetmedik. Sayın Gülen’in de cevabı: “Biz renk körüyüz”. Burada gönül gözü açık, ama düşmanlığa, zalimliğe, zulme gözleri kapalı, renk körü insanlar gördük.”

SAYIN ŞEREF MALKOÇ (Partili ve Ombudsmanlık görevinde)

⇒ (Fethullah Gülen’in çevresi için) “Her biri pırıl pırıl ve kabiliyetli insanlar. Ama bunları eğiten insanlar da önemli.”

O dönem itibariyle FETÖ’nün hiçbir eylemi gün ışığına çıkmamış olduğu için gizli niyetlerini de kimse bilmemekteydi. Dolayısıyla bazı arkadaşlarımızın telefonla görüşme yaptığı iddia edilen bu kişiler o dönemde FETÖ  üyesi olarak tanınmamaktaydı. Onlarla toplumun büyük kesiminin az çok tanışıklığı, iletişimi vardı. Hiçbir devlet kurumu da  o dönemde FETÖ lideri için “bu kişi illegaldir, sakıncalıdır” dememişti. Dolayısıyla arkadaşlarımızın o tarihlerde bu kesimden bazı kişilerle bir irtibatı gerçekten olmuş bile olsa bu onların FETÖ’yle irtibatları olduğunu, FETÖ’nün yasadışı eylemlerini onayladıklarını, onlarla aynı fikirde olduklarını göstermez.

ÜÇÜNCÜSÜ, iddia edilen görüşmeler devamlılık arzetmemekte, bir ya da birkaç kerelik görüşmeler şeklinde gözükmektedir. Sabah Gazetesi tarafından atılan başlıkta “sürekli ve yoğun irtibat” şeklinde bir nitelendirme olsa da dosya kapsamında değerlendirilen telefon görüşmeleri en fazla bir – iki dakikalık birkaç görüşme şeklindedir. Dosyadaki kısıtlılık kararı sebebiyle detaylara giremiyoruz, ancak kamuoyunun doğru şekilde aydınlanabilmesi bakımından birkaç örnek vermemizin faydalı olacağı kanaatindeyiz:

Aylin Atmaca’nın yaptığı iddia edilen görüşmeler 2012 yılında gerçekleşmiş toplam 2 görüşmeden ibaret olup 48  ve 101 saniye sürmüştür.

Aylin Atmaca’nın bir başka kişiyle 2012 yılına ait bir adet SMS’i bulunmaktadır.

Fatma Ceyda Ertüzün’ün yaptığı iddia edilen görüşmeler 2009 yılında gerçekleşmiş toplam 4 görüşmeden ibaret olup ortalama 1-2 dk kadar sürmüştür.

H. Alpar Sayın’ın yaptığı iddia edilen görüşme 31.07.2008 tarihinde 74 sn sürmüş ve tek bir görüşmeden ibarettir.

Salih Tınar’ın, yaptığı iddia edilen görüşmeler 22.09.2011 ve 22.10.2011 tarihleri arasında gerçekleşmiş  toplam 4 görüşmeden ibaret olupbu görüşmelerin 2 tanesi sadece 1 sn sürmüştür.

Cem S.Altan’ın yaptığı iddia edilen görüşme 14.07.2009 yılına ait 44 sn sürmüş olan tek bir görüşmeden ibarettir.

Örnekler bu şekilde devam etmektedir. Görüldüğü üzere bunlarla birlikteburada bahsetmediğimiz birkaç görüşme kaydının da tamamı bu tarih aralıklarına aittir. Basında yer alan haberlerin ve husumetli müştekilerin iddialarının aksine dosya kapsamında telefonları dinlenen yüzlerce kişiden hiçbirinin FETÖ’nün gerçek yüzünün ortaya çıktığı dönemlerden sonrasına ait tek bir görüşme kaydı mevcut değildir.

 

Üstelik dosyada yer alan görüşmelerin hangi amaçla yapıldığını araştırmadan bir yorumda bulunmak da yersiz olacaktır. Örneğin Aylin Atmaca, A9 TV’de yıllardır hukuk programları yayınlayan, her programına ünlü konuklar davet eden bir TV yapımcısıdır. 50 bölümü yayınlanmış olan Herkes İçin Adalet ve 75 bölümü yayınlanmış Birlik Zamanı isimli programların yapımcısı ve sunucusudur. Herkes İçin Adalet programına katılan konuklardan bazıları:



Aylin Atmaca “Herkes için Adalet” programının sunucusu

Adalet Eski Bakanı Oltan Sungurlu, Ankara Üniversitesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Anıl Çeçen, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, İstanbul Barosu Eski Başkanı Avukat Muammer Aydın, Yargıtay Onursal Üyesi Prof. Dr. Cevdet İlhan Günay, Adalet Bakanlığı emekli Genel Müdürü Avukat Salim Özdemir, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Mahir Ersin Germeç, Askeri Yargıtay Onursal Başkanı Nursafa Pandar, Ankara Emekli DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fehim Üçışık, Başbakanlık İnsan Hakları Komisyonu eski Başkanı Prof. Dr. Vahit Bıçak...

 


Birlik Zaman programına katılan misafirlerinden bazıları ise şöyledir:

Prof. Dr. Mahir Kaynak, Devlet eski Bakanı Mehmet Keçeciler, Bayındırlık ve İskan Eski Bakanı Prof. Dr. Abdülkadir Akcan, Ulaştırma Eski Bakanı Enis Öksüz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Yaşar Okuyan, Devlet Güven-

lik Mahkemesi Onursal Başsavcısı Nusret Demiral, Saadet Partisi Eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Ak Parti 22. Dönem Milletvekili Mehmet AtillaMaraş, Ak Parti kurucularından Avni Doğan, Ak Parti 22 ve 23. Dönem Milletvekili MahmutDurdu, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Eski Bakanı Hasan Celal Güzel, 23. Dönem MHP Milletvekili Behiç Çelik, 24. Dönem MHP Milletvekili Mehmet Şandır, MHP Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, 23 ve 24. Dönem MHP Milletvekili Prof. Dr. Alim Işık, 21. ve 22. Dönem Milletvekili ve İktisat Profesörü Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Sağlık Eski Bakanı Halil Şıvgın, DYP Genel Başkanı Çetin Özaçıkgöz, Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucusu Prof. Dr.

Anıl Çeçen, eski istihbaratçı Hanefi Avcı...

Bu programları hazırlarken Aylin Atmaca’nın tüm çevrelerden birçok kişi ile temas etmesi, görüşme yapması kaçınılmazdır. Nitekim ülkemizde görev yapan gazeteci, yazar, araştırmacı, TV program yapımcısı tüm isimler takip ettikleri haberler için, hazırladıkları kitaplar veya köşe yazıları için, TV programlarına çağıracakları konuklar için aynı Aylin Atmaca gibi sayısız kişi ile irtibat kurmaktadırlar. Bu irtibat, o kişilerle mutlaka aynı görüşleri aynı idealleri paylaştıkları anlamına da gelmemektedir. Dolayısıyla Aylin Atmaca’nın da benzer şekilde, hazırladığı TV programları için tanıdığı – tanımadığı birçok kişiyle temasa geçmiş olması çok doğaldır.

Aylin Atmaca sıradan bir vatandaş olduğuna ve devletin elindeki istihbarat bilgisine sahip olmadığına göre aleyhinde bir yargı hükmü, dava veya soruşturma bulunmayan birinin suçlu olup olmadığını bilmesi mümkün değildir. Söz konusu görüşmelerin yapıldığı iddia edilen tarihler 2013 yılları olduğuna göre, o dönem için Atmaca’nın karşısındaki kişinin gerçek durumunu bilmesi mümkün değildir.

Ayrıca aynı tarihlerde, Türkiye’nin önde gelen siyasilerinin, gazetecilerinin, fikir önderlerinin telefon bağlantılarını araştıracak olsak, bunların hemen hepsinin bugün FETÖ’den bir şekilde suçlanan kişilerle defalarca görüşme yapmış olduklarını da göreceğimiz aşikardır.

Aslında bu durum gayet doğaldır. Çünkü insanlar günlük hayatta işleri gereği veya farklı doğal saiklerle isteyerek veya istemeyerek birçok insanla muhatap olmak zorunda kalmaktadır. Bu nedenle konumuz bakımından belirtmemiz gerekir ki; eğer bu kişilerle yapılan görüşmeler, bu kişilerin gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasından önceki tarihlere ait olduğuna göre, görüşme içeriklerinde herhangi bir suç unsuru bulunmuyorsa, bir de bunların üstüne sürelilik de arz etmiyorsa bu durum ilgili kişinin FETÖ ile ilişkisi olmadığını gösterir. Bu gerçeklere rağmen ısrarla böyle bir ilişkinin varlığını iddia etmek hukuka ve vicdana aykırıdır. Bu haberler aracılığıyla camiamıza karşı, art niyetli bir algı operasyonu yapıldığı aşikardır.

Camiamıza yönelik planlı ve istikrarlı bir şekilde yürütülmekte olan bu algı operasyonunun en önemli malzemelerinden biri de hiç kuşkusuz ki, onu ve arkadaşlarını güya FETÖ ile bağlantılıymış gibi göstermektir. Algı operasyonunu yürütenler, Türkiye’nin mevcut koşullarında Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızı hukuken zor duruma düşürmek için her yola başvurmaktadırlar. Bu nedenle de bazı basın mensupları FETÖ ve camiamız arasında hayali bir bağlantı kurabilmek adına dosyadan ulaştıkları her bilgiyi abartılı ve art niyetli olarak kullanmaktan hiç çekinmemektedir.

Söz konusu haberi servis eden basın mensupları habere konu görüşme kayıtlarının aslında yıllar öncesine ait birkaç görüşmeden ibaret olduğunu kendilerine ulaşan evraklar üzerinde de görmelerine rağmen bu önemli detaylardan hiç bahsetmeyerek tamamen art niyetli bir şekilde Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızı suçlayıcı ifadeler kullanmakta ve bu şekilde hem yargı üzerinde baskı oluşturmaya çalışmakta hem de dosyadaki usulsüzlükleri perdelemeyi amaçlamaktadırlar.