7. SAYIN ADNAN OKTAR’IN GÜYA MEHDİLİK İLAN EDECEĞİ VE GÜYA 2019 YILINDA DEVLET YÖNETİMİNİ ELE GEÇİRECEĞİ İDDİALARINA KARŞI CEVAPLARIMIZ

7.2. Sayın Adnan Oktar’ın yaşam biçimi Mehdilik iddiasında olmadığının delilidir

Mehdilik iddiası olan bir kişi rasyonel bir davranış sergileyecekse, kendisinin Mehdi olmadığını asla ima etmez. Kendisinin Mehdi olmadığına yönelik anlatımının ciddiye alınarak imajına zarar vereceğini düşünür. Oysa Sayın Oktar, çok açık şekilde Mehdi olmadığını defalarca vurgulamış ve hatta bu konuda yemin bile etmiştir.

Kendisinin “alemci” bir kişiliği olduğunu, dans etmekten zevk aldığını, sarık cübbe kullanmadığını, karşısında dekolte kıyafetli kadınların oturduğunu, hatta Mason olduğunu, tüm insanların zihnindeki ortak Mehdi beklentisinin bu imajın tam aksi yönde olduğunu açıklamıştır.

Yine Sayın Adnan Oktar’ın birçok beyanatında değindiği gibi, Mehdi olduğunu iddia etmek isteseydi yapması gereken rasyonel davranış sarık sarıp cüppe giymesi, ağır bir görünüm sergilemesi, geleneksel “alim” imajını tam anlamıyla yansıtacak bir üslup takınması ve buna uygun konuşmalar yapması olurdu.

Bu bakımdan değerlendirildiğinde, Sayın Adnan Oktar’ın yaşam biçimi ve davranışları, kendisinin bir Mehdiyet iddiasında olmadığının açık delillerinden birisidir.

Ayrıca Sayın Adnan Oktar’ın, eserleri, konuşmaları, fikri çalışmaları da bir bütün halinde değerlendirildiğinde, kendisinin Mehdi olduğunu ispat etmek için uğraş veren bir kişi olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Adnan Oktar, Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde dini, sosyal hayatı, devlet meselelerini ilgilendiren önemli gördüğü her ne varsa kararlılıkla onun üzerine giden bir dava adamıdır. İmani, siyasi, bilimsel yüzlerce konuya ilişkin 300’ü aşkın eser kaleme almış, binlerce canlı yayın konuşması yapmıştır.

Örneğin PKK tehdidi, ülkemizin bölünmez bütünlüğünün korunması, komünist kalkışma tehlikesi konusunda yüzlerce saati aşan canlı yayın programları mevcuttur. Sadece bununla da sınırlı kalmamış, PKK tehlikesinin bertaraf edilebilmesi için konferanslar düzenlenmesini sağlamış, bu konuda kitaplar kaleme almış, makaleler hazırlamıştır. Bu kitap ve makaleler sadece ülkemizde değil, birçok yabancı dile çevrilerek başka ülkelerde de yayınlanmıştır. Benzer şekilde, yayınlara konuk olduğu sırada o an için en aciliyetli ve önemli gördüğü konulara eğilmiş ve çözümü için büyük gayret göstermiştir.

Dolayısıyla Mehdiyet, Sayın Adnan Oktar’ın hayatının temelini teşkil etmemektedir. Kendisi bu konuya Peygamberimiz(sav)’in hadislerinde müjdelenen bir husus olması nedeniyle önem atfetmekte, İttihad-ı İslam’ın tesis edilmesi, Müslümanların dünyada gördüğü zulmün durması ve dünyaya barışın ve sevginin hakim olması için Müslümanlar’ın bir manevi lider etrafında birleşmesinin gerekliliğine inanmakta, bu sebeple kamuoyunu bu konuda bilgilendirmekte ve teşvik etmektedir.

Kaldıki, Sayın Adnan Oktar Mehdiyet ile ilgili yaptığı tüm çalışmalarda başta Kur’an-ı Kerim ayetleri, diğer kutsal kitaplardaki anlatımlar, Peygamber Efendimiz (sav)’in sahih hadisleri, Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hz. gibi birçok islam aliminin görüşleri ve Diyanet tarafından basımı yapılıp tüm kitapçılarda, yayınevlerinde satılan hadis kitaplarından faydalanmaktadır.

Yani Sayın Adnan Oktar’ın bu konudaki tüm söylemleri, yazıları, kitapları, belgesel filmleri vs hepsi bu kaynaklardan alıntılar yapılarak hazırlanmış olup, bu kaynaklarda yer almayan hiçbir bilgi kullanılmamıştır.