10. BASINDA YER ALAN HAYALİ VE MESNETSİZ SUÇ İSNATLARI

10.30. Beril Koncagül isimli sözde itirafçı hakkında basında yer alan haberlere karşı cevaplarımız

Beril Koncagül isimli eski arkadaşımız basından öğrendiğimiz kadarıyla yaklaşık 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra “Etkin Pişmanlık” yasasından faydalanarak “sözde” itirafçı olmuş ve bunun sonucunda cezaevinden tahliye edilmiştir.

Öncelikle belirtmeliyiz ki; Sayın Adnan Oktar ve bizler Beril Koncagül’ün etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için öne sürdüğü ve hiçbiri gerçeklerle ve hayatın doğal akışıyla bağdaşmayan asılsız iddialarını baskı, dayatma ve cezaevinin sağlığını ve yaşamını tehdit eden zorlu koşulları nedeniyle beyan etmek zorunda kaldığını düşünmekteyiz.

Beril Koncagül’ün basında da yer alan gerçek dışı iddiaların tamamı hakkında çok kapsamlı beyanlarımızı ve delillerimizi soruşturma dosyasına sunduğumuzu belirtmekle birlikte yazımızın bu bölümünde Beril Koncagül’ün bir kısım iddialarını soruşturmanın sıhhatini ve Beril Koncagül’ün kişilik haklarını ihlal etmeden kısaca cevaplamamızın faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Beril Koncagül Sayın Adnan Oktar’ın kendisine 25 tane mektup gönderdiğini ve mektup içerisindeki ev çizimi ile güya kendisini tehdit ettiğini iddia etmektedir:

İddiaların tam aksine Beril KONCAGÜL cezaevinde hiçbir baskı altında bulunmadığı ve zorlanmadığı halde Sayın Adnan Oktar’a övgü, sevgi ve özlem dolu iki ayrı mektup yazmış ve fotoğraflarını göndermiştir. (Söz konusu mektuplar soruşturma dosyasında mübrezdir.)

Beril Koncagül 28.08.2018 ve 11.10.2018 tarihli mektuplarında Sayın Oktar’a hitaben;“BİZİM

İÇİN ÇOK DEĞERLİSİNİZ, ÇOK KIYMETLİSİNİZ. ALLAH’IN DÜNYADAKİ NURLARINDAN BİRİSİNİZ.” “MEKTUBUN HER GELDİĞİNDE ÇOK ÇOK ÇOK MUTLU OLUYORUM. BİR DE MEKTUBUNDAKİ ÇOK ÇOK ÇOK ÇOK YAZINA BAYILIYORUM.” “ÇOK ÇOK ÇOK ÇOK DEĞERLİSİN BENİM İÇİN. BUNU AKLINDAN SAKIN SAKIN SAKIN ÇIKARMA. ÖZLEM VE SEVGİYLE.” gibi daha bir çok sevgi ve özlem içeren ifadeler kullanmıştır.

Beril Koncagül’ün cezaevinden kendi hür iradesi ile yazdığı övgü, muhabbet ve sevgi dolu mektuplar 2 ayrı Cezaevi Okuma Komisyonunda kayıtlıdır. Bu mektupları bizzat kendisi, hiçbir baskı altında kalmaksızın hür iradesiyle yazmış ve Sayın Oktar’a olan sevgisini ve muhabbetini açıkça ortaya koymuştur.

Kaldı ki, Beril Koncagül’ün “Benim ilk özgürlüğüm cezaevinde başladı” şeklindeki kendi beyanıyla da aslında cezaevinde baskı altında olmadığını ve kendi hür iradesiyle bu mektupları yazdığını ikrar etmiştir.

Hatta öyle ki, Koncagül sadece Sayın Adnan Oktar’a değil, farklı cezaevlerinde bulunan birçok arkadaşına da benzer şekilde sevgi ve özlem dolu mektuplar yazmıştır. Aynı şekilde arkadaşlarından da kendisine yazılmış birçok mektup gelmiştir. Bununla birlikte ne Koncagül’ün yazıp gönderdiği ne de Koncagül’e gelen mektupların hiçbirisinde en ufak şiddet, tehdit, şifre veya herhangi bir suç unsuru bulunmamaktadır.

Tam aksine mektupların hepsinde övgü, sevgi ve güzel temenniler içeren ifadeler ve karşılıklı yapılan bol bol dualar bulunmaktadır. Tekrar hatırlatmak gerekirse, mektupların hepsi 2 ayrı Cezaevi Okuma Komisyonu’nun onayından geçmiş mektuplardır. Ancak, Beril Koncagül verdiği röportajlarında bu onlarca mektubun tek bir tanesinden bile bahsetmemiştir.

Tüm bunların haricinde Beril Koncagül’ün kendisine ulaşan mektupların içeriği hakkında yaptığı yorumlarda çok ciddi çelişkiler bulunmaktadır. Şöyle ki;

Beril Koncagül, Kanal D televizyonuna verdiği röportajda aynen şu sözleri sarf etmiştir:“…oraya bir tane ev çizimi yapıyor, bu ev çizimi ne demek biliyor musunuz,  BURADAN ÇIKIŞINIZ YOK DİYOR…” 

Aynı günlerde Hürriyet Gazetesinden İpek Özbey ile yaptığı bir röportajda ise şöyle söylemiştir: “…ev çiziyordu, YENİDEN HEPİMİZİN AYNI EVDE YAŞAYACAĞINI SÖYLÜYORDU. Orada itirafçı olmayalım diye korku salmaktı amacı…”

Görüldüğü üzere Beril Koncagül’ün bizzat kendisi bile mektupların içeriği hakkında farklı anlatımlar yapmaktadır. Sadece bu husus bile söz konusu iddianın  alelacele mantıklarla ortaya atıldığını ve hiçbir suretle gerçeği yansıtmadığını göstermektedir.

Sayın Adnan Oktar’ın avukatına Beril Koncagül’e baskı kurması için talimat verdiği iddiası doğru değildir. 

Beril Koncagül Kanal D televizyonuna verdiği röportajda, güya Sayın Oktar’ın avukatı Ayşe Toprak tarafından itirafçı olmaması yönünde tehdit aldığını iddia etmiştir. Diğer röportajlarında ise bu husustan hiç bahsetmemiştir.

Söz konusu iddianın tutarlı hiçbir yanı olmadığı gibi gerek Sayın Adnan Oktar gerekse dosyada müdafilik görevi yapan avukatlarımıza yönelik yapılmış bir iftira mahiyetindedir. Sayın Adnan Oktar hiçbir avukatına Beril Koncagül’ün “itirafçı” olmaması yönünde talimat vermemiştir.

Çünkü Sayın Adnan Oktar’ın müdafileri ile yaptığı tüm cezaevi görüşmeleri İstanbul 3. S.C.Hakimliği’nin 2018/4825D.iş sayılı kararı ile kayıt altına alınmaktadır. Sayın Oktar’ın müdafileri ile yaptığı görüşmeler haftada sadece iki gün ve ikişer saat süreyle kısıtlanmış olup tüm görüşme ve görüşme esnasında karşılıklı verilen evraklar da kayıt altına alınmakta ve tüm görüşme cezaevi infaz memurlarının gözetiminde yapılmaktadır.. Tutulan tüm sesli, yazılı ve görüntülü kayıtlar düzenli olarak cezaevi komisyonu tarafından incelemekte ve savcılık bilgilendirilmektedir. Böylesi bir ortamda Sayın Oktar’ın herhangi bir suç unsuru oluşturacak bir söylemde bulunması hatta bu yönde bir ima yapması dahi olanaksızdır. Kaldı ki, Koncagül’ün bu tehdit içerikli söylemin kendisine hangi tarihlerde yapıldığını söylemesi halinde Sayın Oktar’ın o tarih öncesindeki tüm avukat görüşme kayıtları çok detaylı şekilde incelenerek Koncagül’ün iddiasının doğru olup olmadığı rahatlıkla tespit edilebilecektir.

Ayrıca, Sayın Oktar’ın cezaevi görüşme kayıtları incelendiği takdirde, eminiz ki; Beril Koncagül’e yönelik bir tehdit veya öfke duyduğuna dair bile tek bir söylemde bulunmadığı, tam tersine onu ne kadar çok sevdiğini belirttiği, onun moralini yüksek tutması ve sağlığına çok dikkat etmesi gerektiği yönünde açıklamalarda bulunduğu görülecektir.

Beril Koncagül’ün 9 yıl boyunca güya zorla alıkonulduğu, dışarıya çıkartılmadığı, telefon bilgisayar kullanmadığı, 3. Köprünün varlığından yeni haberdar olduğu, zorla estetik yaptırıldığı vs şeklindeki iddiaları gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırıdır.

Beril Koncagül son derece sosyal, arkadaş ortamında sevilen sayılan ve günlük hayatını dolu dolu yaşamayı seven genç bir bayandır. Basında yer alan, güya dışarıya hiç çıkmadığı, telefon kullanmadığı, zorla kendisine dövme yapıldığı, İstanbul’daki 3. köprünün varlığından bile haberdar olmadığı yönündeki iddialar aslında izaha bile gerek olmayan son derece komik iddialardır.

Nitekim Beril Koncagül’ün sadece birkaç örnek verdiğimiz fotoğraflarından ve sosyal medya paylaşımlarından bile polis operasyonu öncesinde nasıl kaliteli ve güzel bir hayat yaşadığı, herhangi bir baskı ve tehdit altında olmadığı anlaşılacaktır. Dahası Beril Koncagül’ün annesi, teyzesi ve tüm aile fertleri de yıllardır kızlarının camiamızla arkadaşlık kurmasını desteklemekte ve tüm arkadaşlarımızı sevmektedirler. Beril Koncagül’ün dövmeye olan düşkünlüğü, bu konudaki hassasiyeti ve tüm dövmelerini özenle kendisinin seçip yaptırdığı tüm arkadaşlarımızca bilinmektedir. Kaldı ki bu konudaki hassasiyeti nedeniyle hep aynı dövmeciye dövmelerini yaptırdığı dahi bilinmektedir.

Beril Koncagül düzenli olarak alış veren yapan, kişisel bakımlarını ihmal etmeyen, sahillere gidip arkadaşlarıyla yürüyüş yapan, birçok açılış, davet ve organizasyona katılan, bu organizasyonlarda birçok iş insanıyla, sanatçıyla vs tanışmış olan, sürekli olarak ailesiyle zaman geçiren çok sosyal bir kişiliktir. Pek tabii ki de kendisine ait cep telefonu, bilgisayarı, şifresini sadece kendisinin bilip yönettiği sosyal medya hesapları ve bu hesaplarında on binlerce takipçisi olan bir kişidir. Böyle imkanlara sahip bir insanın isteği dışında 9 yıl boyunca zorla bir yerde tutulduğunun ve buradan kaçmak için yardım isteyemediğinin iddia edilmesi son derece akıl dışıdır.

Koncagül’ün güya jammerlarla çevrili bir arazi, takip programları kurulu telefonlar, 60’şar kişilik silahlı insanlar vs gibi Hollywood filmi senaryolarını bile aratmayacak hayali iddiaları son derece komik olduğu gibi kendi içerisinde de birçok çelişki ve gerçeğe aykırılık taşımaktadır. Koncagül’ün hiçbir delili olmayan, polis aramalarında tek bir bulgusuna bile rastlanılmayan bu iddiaların hepsine yönelik çok kapsamlı beyanlarımız soruşturma dosyasında mevcuttur.