10. BASINDA YER ALAN HAYALİ VE MESNETSİZ SUÇ İSNATLARI

10.29. “Kasap kardeşler 40 trilyon aktardı” haberlerine karşı cevaplarımız

23.01.2019 tarihinde Akşam Gazetesi kaynaklı olarak yayınlandığı anlaşılan “Kasap Kardeşlerden örgüte 40 milyon TL” başlıklı gerçeklikten uzak ve soruşturmanın gizliliğini ihlal niteliğinde bir haber kamuoyuna servis edilmiştir.

Söz konusu haberde Saytrans Lojistik Hizmetleri şirketi, Csk Otomotiv Kuyumculuk, ve Hayçelik Metal Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret şirketlerinin belli yıllarda ticari borçlarında ve banka kredilerinde sıçrama olduğu belirtilmiş ve bu durumdan dolayı doğrudan Adnan Oktar’ı karalama amaçlı bir üslup kullanılmıştır.

Halbuki adı geçen şirketlerle Sayın Adnan Oktar’ın uzak yakın bir ilişkisi olmadığı gibi kendisi bunların ticari hiçbir faaliyetlerinden de sorumlu değildir. Ayrıca, söz konusu haberde bir suçmuş gibi aksettirilen ticari borçlar ülkece büyük ekonomik krizler yaşadığımız 2008 ve 2012’li yıllara ait borçlardır.

Hepimizin malumu olduğu üzere özellikle 2008 yılında ABD’de başlayarak çok kısa zamanda Türkiye dahil tüm dünya ülkelerini etkileyen bir ekonomik kriz yaşanmıştır. Dönemin hükümet yetkililerinin aldığı önlem ve tedbirlerle kısa sürede ekonomik olarak normale dönmüş olsak da o süreçte sayısız işyerleri kapanmak zorunda kalmış çoğu insan da çok büyük borçların altına girmiştir.

İşte adı geçen şirketlerin yaşadığı ve tamamen ticari kaynaklı olan maddi sıkıntılarda bu dönemlere aittir. Ancak ne yazık ki söz konusu haberde kasıtlı olarak bu detaylara yer verilmemiştir.

Ayrıca, haber içeriğinde MASAK raporunda yer aldığı iddia edilen “…Ispartalı işadamları Ali ve Aydın Kasap kardeşlerin 2002 – 2003 yılları arasında kendi istekleriyle örgüte katılmak için yanlarında getirdikleri yüklü miktarda parayı, İbrahim Seral Köprülü’ye Oktar’ın Kandilli’deki evinde teslim ettikleri belirlendi. Şahısların o dönemin parasıyla 20’si elden toplam 40 trilyon TL’yi örgüte aktardıkları anlatıldı.”  şeklindeki iddiada gerçeklikle bağdaşmamaktadır.

Birincisi, MASAK maddi olgu tespiti yapan bir mahkeme değil, var olan somut veriler ve hesaplar üzerinden analiz, inceleme ve denetimler yapan bir kurumdur. Bu kurumun bir “para verme” iddiasının doğruluğunu araştırmaz, araştıramaz. MASAK’nun 16 yıl önce elden verildiği iddia edilen bir para hakkında olgu değerlendirmesi yapması mümkün değildir. Bu husus bir yargılama gerektirir ve karar merci pek tabi sayın yargıçlarımızdır. Bu nedenle haber tutarsız ve mesnetsizdir. İçeriğinde yer alan iddia doğru olmayıp haberi yapan editörün bilgi eksikliğini ve iyi niyetten uzak tavrını gözler önüne sermektedir.

İkincisi; Sayın Adnan Oktar, haberde bahsedilen Ali ve Aydın Kasap kardeşlerden böyle bir para kesinlikle almamıştır. Bu konuyu Sayın Oktar ve Kasap kardeşler emniyet ifadelerinde detaylı şekilde cevaplamışlardır. Ancak her nedense söz konusu haberde Sayın Adnan Oktar ve Kasap Kardeşlerin bu husustaki cevaplarına da yer verilmemiştir.

Sonuç olarak kısaca özetlemek gerekirse; söz konusu haberde yer alan iddialar doğru olmadığı gibi kendi içerisinde çelişkiler ve tutarsızlıklar da barındırmaktadır. Hepsinin ötesinde ise; gizlilik kararı olan bir dosyadaki henüz şüpheli müdafileri tarafından dahi görülmemiş olan bir raporun içeriğini yayınlamanın açıkça soruşturmanın gizliliği ihlal suçunu oluşturduğunu ve Anayasamız m.38/4’de tanımlanan masumiyet karinesini ihlal ettiğini hatırlatmak isteriz.