10. BASINDA YER ALAN HAYALİ VE MESNETSİZ SUÇ İSNATLARI

10.12. Sayın Adnan Oktar’ın güya Ceylan Özgül’ü kaçırdığı ve zorla alıkoyduğu iddiası art niyetli ve gerçek dışıdır

Camiamıza karşı yürütülen soruşturmanın müştekilerinden Ceylan Özgül, özetle “Adnan Oktar ile 2006 yılı Aralık ayında tanıştığını, 2013 yılında güya kaçmaya çalıştığını ancak başaramadığını, 2017 Şubat ayında güya zorla tutulduğu evden babasının yardımıyla pijama ve terlikleriyle zar zor kaçmayı başardığını, Adnan Oktar ve arkadaşlarınınyanındaki kişilerin istedikleri zaman gitmesine güya izin vermediklerini” belirtmektedir

Ceylan Özgül’ün mesnetsiz ve gerçeklikle uzakdan yakından ilgisi olmayan iddialarına ve daha başka birçok saçma iddiasına karşı somut belgelere dayanan cevaplarımızı soruşturma dosyasına sunduk ve sunmaya devam ediyoruz. Şu an için ise, Özgül’ün kendi isteği dışında Sayın Adnan Oktar’ın yanında güya zorla alıkonulduğu iddiasının asılsızlığına değinmek istiyoruz:

Ceylan Özgül güya Sayın Adnan Oktar’ın yanında zorla alıkonulduğu ve sözde hapis hayatı yaşadığını iddia ettiği 2013 – 2017 tarihleri arasında özgürce sosyal medya paylaşımları yapmış, manikürüne pedikürüne kadar paylaşmış,bir çok sosyal ortamlarda bulunmuş, eğlence yerlerine gitmiş, yerli ve yabancı basın mensuplarına röportajlar vermiş, gazetelere makaleler yazmış, canlı yayınlara katılmış, doktor, kuaför, AVM’lere gitmiştir. Buralarda birçok fotoğraflar çektirmiş ve kendi sosyal medya hesabından da bunları paylaşmıştır. Şimdi bazı örneklerini göstereceğimiz bu fotoğraflarda Özgül’ün hiç de iddialarında ileri sürdüğü gibi bir hapis hayatı yaşamadığını, bilakis dünyada çok az insana nasip olabilecek kalitede bir zenginlik içinde olduğunu yüzünde de bunun keyif ve mutluluğunun bulunduğunu görüyoruz.

 

 

Özgül, 2015 yılı Temmuz ayında İngiliz “Vice News” kanalı adına Sayın Oktar ile röportaj yapmaya gelen Meher Ahmad isimli bayan gazeteciyle yaptığı görüşmede şu sözleri sarf etmiştir:

Meher Ahmad: Siz A9 ekibiyle tanıştığınızda neler değişti?

Ceylan Özgül: Adnan Oktar’la tanıştığımda çok şey değişti. Örneğin hepimize baktığınızda, eminim ki dışarıdan bizim hakkımızda okuyorsunuzdur, burada kadınlar hep ön plandadır. Sadece eşit değiliz, her zaman üstün olanız. Bu, bir kadın için dünyada olabilecek en iyi yer. Örneğin biz hepimiz Batı ülkelerini gördük ve orada kadına nasıl davranıldığını biliyoruz. Evet orada eşitlik var ama bir odaya girdiğinizde örneğin İngiltere’de, ABD’de, bir kadın ile bir masa arasında fark yok. Ama onunlayken (Adnan Oktar’la iken) örneğin, bir kadın odaya girdiğinde sanki olağanüstü bir varlık odaya girmiş gibi olur. Her türlü detayı fark eder, bilirsiniz kadınlar çok detaycıdır ve bu bir kadın için çok önemlidir. Örneğin bir kadının karakterinde, görünüşünde, kendisiyle ilgili değiştirdiği en ufak bir şeyi dahi fark eder. Bu çok onore edici birşey. Biz burada çok saygı görüyoruz. Benim dünyada bu seviyede kadına değer verildiğini gördüğüm tek yer burası.

Meher Ahmad: Burada kadınlara bu şekilde davranılmasının, Yaratılış görüşüyle bir alakası var mı?

Ceylan Özgül: Elbette, (Adnan Oktar) böyle davranıyor çünkü Allah’ın kadını bu şekilde yarattığına inanıyor. Sevginin üzerinde önemle duruyor ve her bir insanın ruhu olduğunu vurguluyor. Bu sebepten dolayı dünyada barışı sağlamaya çalışıyoruz. Sadece kadınlara yönelik de değil, erkeklere yönelik olarak da barışı savunuyor.

Meher Ahmad: Bu “her zaman üstün olma” ve “hep ön planda olma” varsayımı ona (Adnan Oktar’a) inanmaya başladığınızda deneyimlediğiniz bir şey mi?

Ceylan Özgül: Bu dünyadaki herkes için yeni bir şey. Dünyada başka hiçbir yerde hiçbir kadına bu uygulanmıyor. Dünyada elde edebileceğiniz en üst seviyede, kadın erkeğe eşittir. Özellikle mesela ABD’de birçok bayan CEO’lar var ama erkeklerden çok daha az kazanıyorlar çünkü hak etmedikleri düşünülüyor. Basitçe, kadının üstün olduğunu düşünmüyorlar, kadın eşit değil.

Meher Ahmad: Ekibinizin çalışmalarını anlamak istesem, okumam gereken en iyi kitaplar hangisi?

Ceylan Özgül: Herşey. Sadece bir kitap diyemeyiz çünkü 300’den fazla kitap yazdı. Okumanız gereken Yaratılış Atlası ve Karanlık Tehlike Bağnazlık kitapları...

Görüldüğü gibi, Ceylan Özgül güya zorla tutulduğunu, hapis hayatı yaşadığını iddia ettiği 2015 yılında yabancı bir televizyon programı yapımcısına Sayın Oktar hakkında son derece samimi ve sevgi dolu bir anlatım yapmış, içinde bulunduğu durumu övmüş ve kendisine çok iyi davranıldığını ikrar etmiştir.

Özgül’ün buradaki anlatımı, 3 Eylül 2014 tarihinde katıldığı Seda Sayan’ın televizyon programında yaptığı anlatımla bire bir paraleldir. Ceylan Özgül söz konusu programda Sayın Oktar ve arkadaşlarımızın kadınlara olan güzel yaklaşımları hakkında Seda Sayan’a şu sözleri söylemiştir:

Ceylan Özgül: Bizim arkadaş çevremizde mesela, kadınlar hep ön plandadır ve müthiş ilgi görürüz, müthiş nazlıyızdır. Her istediğimiz olur. Çünkü hocamız bizim bütün arkadaşlarımızı o şekilde yetiştirdi. Gerçekten çok kıymet veriyor hocamız.

Seda Sayan: Çok kıymet veriyor.

Ceylan Özgül: Ama bütün arkadaşlarımız öyledir. Bütün arkadaşlarımız bizim diğer erkek olan kardeşlerimiz bize çok çok kıymet verir. Onları da görmeniz gerekiyor, hocamızın aslanları. Gerçekten hep bizi el üstünde tutarlar. Bizim hocamızı ziyarete gelen bazı düşünce kuruluşları liderleri vardı. Hocamız mümkün olmadığı için görüşmesi o anda, biz görüşmüştük ve şu şekilde bir yorumda bulundular: “Ben dünyanın hiçbir yerinde, Amerika dahil, kadınların bu kadar el üstünde tutulduğu bir topluluk görmedim. Bu kadar ön plana çıkartıldığı bir topluluk görmedim” demişti.

Ceylan Özgül’ün gerçek görüşünün bu yönde olduğu dolayısıyla şu an müştekisi olduğu soruşturma dosyası için vermiş olduğu ifadedeki anlatımlarının gerçeği yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Ceylan Özgül 23 Kasım 2015 tarihinde katıldığı bir canlı yayında ise önceki açıklamalarına paralel şu konuşmayı yapmıştır:

Ceylan Özgül: Şimdi düşünsenize bir yere gidiyorsunuz, tanıştığınız herkes hayatı boyunca Allah’a sadık kalmış. Hayatını Allah rızası için yaşamış. Bütün zorluklara göğüs germiş. Yani sağınıza dönüyorsunuz böyle bir insan, solunuza dönüyorsunuz böyle bir insan. Biz mesela şu anda ne kadar Allah’ın bizi nimet içinde yaşattığından bahsediyoruz.

Ben hep söylüyorum benim buradaki bütün kardeşlerim hepsi Allah rızası için canımı vereceğim insanlar.

Çünkü çok değerliler, ben çünkü bire bir şahit oluyorum onların nasıl insanlara Allah’ı hatırlatmak için, insanlar iman etsin diye faaliyette bulunduğunu.

Allah Cennet’te işte bunun kat kat güzelliğini yaratacak, orada artık emin olmuş oluyor Müslümanlar. Gördüğü herkes Allah’ı çok seven bir insan. Elhamdülillah çok büyük bir nimet yani.

Bizim şöyle bir iddiamız yok. Yani Müslüman mükemmel insandır diye bir şey yok. Müslüman kendisini Allah rızası için güzelleştirmeye çalışan insan oluyor. Biz de yani hatalarımız oluyor. Ben mesela şahsen onların farkında oluyorum, Allah rızası için onları değiştiriyorum. Bize bakan insanlar da eleştirdikleri yönler olabilir, beğendikleri yönler de olabilir. Bu demek değildir ki yani biz onların öyle olmasını istiyoruz. Zaten biz de kendimizi her gün daha çok geliştirmek istiyoruz. Allah bizi de her gün olgunlaştırıyor. Allah bizim de her gün bilgimizi artırıyor. Kendisine yakınlaştırıyor. Sevgimizi artırıyor. Kendisinden korkumuzu artırıyor. Biz Allah’ı memnun etmek için zaten kendimizi daha iyileştirmeye çalışan insanlarız. Şimdi bize bakıp da biz de eksik gören insanlar olabilir. Ama İslam’da eksik yok, o çok önemli.

Biz, bize benzeyin demiyoruz hiç kimseye, Hocamızın hatırlattığı bir şey bu. Hep beraber Kuran’a uyalım diyoruz. Yani biz de Kuran’a uyalım, herkes Kuran’a uysun diye bir çağrı yapıyoruz.

CEYLAN ÖZGÜL’ÜN KATILDIĞI BAŞKA BİR CANLI YAYIN:12 ARALIK 2016 TARİHLİ A9 TV CANLI YAYINI

Adnan Oktar: “Ceylan’ın güzelliği dikkatinizi çekti mi?”

Konuklar: “Evet maşallah.”

Adnan Oktar: “Güneş gibi, dikkat çekmeyecek gibi değil.”

Ceylan Özgül: “Sizin güzelliğiniz çok dikkat çekiyor maşallah.”

Adnan Oktar: “Bayağı kibar, kaliteli kız maşallah.”

Ceylan Özgül: “Sizin vesilenizle.”

Adnan Oktar: “Ceylan aferin benim bir taneme, huyunu da hem gittikçe güzelleştiriyor hem kendini. Bayağı kaliteli oldu.”

Ceylan Özgül: “Sizin vesilenizle Adnan Bey.”

CEYLAN ÖZGÜL’ÜN KATILDIĞI BAŞKA BİR CANLI YAYIN:18 ARALIK 2016 TARİHLİ A9 TV CANLI YAYINI

Ceylan Özgül: “Bir tanemizle (Adnan Oktar’la) yayınımıza devam ediyoruz inşallah.”

Adnan Oktar: “Ah severim ben senin o şiveni de, tatlılığını da senin. Çok şık olmuş.”

Ceylan Özgül: “Allah razı olsun.”

Adnan Oktar: “Ayakkabılar, kıyafet, uyum. Renkleri Ceylan güzel kullanıyor.”

Ceylan Özgül: “Sizden öğrendim Adnan Bey. Sizin gibi zevkli birisinin beğenmesi çok hoşuma gidiyor.”

CEYLAN ÖZGÜL’ÜN KATILDIĞI BAŞKA BİR CANLI YAYIN:30 KASIM 2016 TARİHLİ A9 TV CANLI YAYINI

Ceylan Özgül: “Allah razı olsun sizin vesilenizle Adnan Bey. Siz çok yakışıklısınız, her gün çok kaliteniz artıyor, seçkinliğiniz, aklınızla bizi büyülüyorsunuz maşallah.”

Adnan Oktar: “Ceylan ışık gibi parlıyor.”

Ceylan Özgül: “Sizin ancak nurunuzun bir kısmını yansıtıyorum ben Adnan Bey, sizin vesilenizle.”

Adnan Oktar: “Baksana şu simsiyah gözler.”

Ceylan Özgül: “MaşaAllah, Allah razı olsun.”

AdnanOktar: “Natalie Wood, acayip benziyor değil mi?”

Ceylan Özgül: “MaşaAllah.”

CEYLAN ÖZGÜL’ÜN KATILDIĞI BAŞKA BİR CANLI YAYIN:20 ARALIK 2016 TARİHLİ A9 TV CANLI YAYINI

Adnan Oktar: “Ceylan bayağı şık olmuş.”

Ceylan Özgül: “Teşekkür ederim.”

Adnan Oktar: “Ceylan’ı ben bir görebiliyor muyum? Ayakkabısıyla falan hepsini. Güzel olmuş yeşiller.”

Ceylan Özgül: “MaşaAllah. Sizin beğenmeniz çok hoşuma gidiyor.”

Şimdi ise, Ceylan Özgül’ün 14 Şubat 2017 tarihinde Sayın Adnan Oktar’ın arkadaşlarından birinin evinden güya kaçarak kurtulduğu iddiasının mesnetsizliğine de değinmek istiyoruz.

Gerçekte Ceylan Özgül arkadaşlarıyla beraber yaşadığı Kısıklı’daki evden ayrılmak istediğini arkadaşlarına söylemiş, bunun neticesinde babasıyla konuşulmuş ve babası da kızını almak için ortak belirlenen buluşma yerine gelmiştir. Ceylan Özgül’e yanında eşyaları olduğu için arkadaşları arabayla yardımcı olmuşlar, onu babasının yanına kadar götürmüşler hatta eşyalarını taşımasına dahi yardım etmişlerdir. Evden çıkış anından babasıyla buluşma anına kadarki bütün süreç çevredeki MOBESE kameralarına, güvenlik kameralarına saniye saniye yansımıştır.

Ceylan Özgül’ün kaldığı evin çıkış anına ait güvenlik kamerası görüntülerine bakıldığında, hayali iddialarında geçtiği gibi pijama ve terlikle değil üzerinde normal elbiselerle ve ayağında spor ayakkabılarıyla çıktığı görülmektedir. Ayrıca Özgül iddiasının aksine arkasına bakmadan koşarak değil arkadaşlarıyla beraber gayet sakin ve doğal bir şekilde evden çıkmaktadır. Arkadaşlarının yanında arabayla buluşma yerine gittiği görülmektedir.

de verilen bilimsel mütalaada görüntülerin orjinal olduğu ve üzerinde oynama yapılmadığı belgelenmiştir. Söz konusu bilirkişi mütalaası soruşturma dosyasına sunulmuştur.

Ayrıca buluşma gerçekleştiğinde, arkadaşları ve babası da ayaküstü sohbet etmiş, karşılıklı güzel dileklerle ayrılmışlardır. Tüm bu anlattıklarımız kamera kayıtlarıyla sabittir. Ceylan Özgül’ün iftiralarını şüpheye hiç yer bırakmayacak şekilde yalanlayan bu konuşmalar Ceylan Özgül’ün babası ile arkadaşı Pınar Akkaş arasında şöyle geçmiştir:

Pınar Akkaş: Merhaba nasılsınız?

Ferudun Özgül: Sağolun, çok teşekkür ederim.

Pınar Akkaş: Bulamadınız, şu yakında bir yerdeydi ama...

Ferudun Özgül: Çok dolaştım. Çok zahmet oldu kusura bakmayın...

Pınar Akkaş: …Ferudun amca biz Ceylan’ı çok seviyoruz...

Ferudun Özgül: Sağolun...

Pınar Akkaş: Şöyle bizim şeyimiz yok yani, dostuz, her zaman dostuz.

Ferudun Özgül: Elbette benim de sizinle birşeyim yok kızım, ne olsun yani? Her zaman bekleriz.

Pınar Akkaş: Biliyoruz. O bizim canımız kardeşimiz, o da gelir, biz de geliriz. Önemli olan onun kafasının rahat etmesi...

Ferudun Özgül: Her zaman, sağolun. Çok teşekkür ediyorum.

Pınar Akkaş: Her zaman gelin, her zaman arasın. Ben sizin telefonunuzu alabilir miyim?

Siz söyleyin ben tutayım aklımda.

Ceylan Özgül: Ben söyleyeyim. 0533...

Yukarıda ortaya koyduğumuz deliller, Ceylan Özgül’ün “pijamalı” kaçış hikayesinin gerçeği yansıtmadığını dolayısıyla da hiçbir alıkoymanın söz konusu olmadığını açıkça göstermektedir.