1. SUÇ ÖRGÜTÜ İDDİASININ CEVAPLARI

1.5. Suç örgütünün gerekliliği olan“amaç suç” bulunmamaktadır

 

TCK m.220 kapsamında bir suç örgütünün hukuki olarak varlığından bahsedebilmek için herşeyden önce ortada bir “amaç suç” olması gerekir. Yani kişilerin, yasaların “suç” olarak nitelediği bir eylemi gerçekleştirmek için biraraya gelmiş olmaları gerekir. Yasaların “suç” olarak nitelemediği gayelerle biraraya gelen topluluklara “suç örgütü” denemez.

BU BİRLEŞMEDE ÖNEMLİ OLAN BİRLEŞMENİN SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA OLMASIDIR. Yani örgütün daha kurulum aşamasında belli bir suçu işleme amacı olması ve bu amaç doğrultusunda birliktelik oluşturup daha sonrasında yine bu amaç doğrultusunda eylemlerini sürdürmesi gerekmektedir.

Ancak Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız arasındaki arkadaşlık ilişkisine baktığımızda; kanun koyucunun aradığı “amaç suç”un varlığından bahsetmemiz mümkün olmamaktadır. Şöyle ki;

AÇIKLAMA 1

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız yaklaşık 1979 yılından bu yana “Emr-i bil-maruf nehy-i ani’l-münker” “iyiliği emret kötülüğü defet” emri hükmü gereği insanlara İslam Dini’nin güzelliklerini anlatmak için bir araya gelmiş insanlardır.

Nitekim soruşturma dosyasında ifade veren müştekilerin tamamı da arkadaş camiamızın bu amaçlar doğrultusunda biraraya geldiklerini ve hatta kendilerinin bu faaliyetler içerisinde yıllarca yer aldıklarını ikrar etmişlerdir. Sadece müştekilerin bu ikrarları bile ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARIMIZIN SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA BİRLEŞMEDİKLERİNİ , KÜLTÜREL VE SOSYAL ÇALIŞMALAR YAPMAK İÇİN BİRARAYA GELDİKLERİNİ AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR.

 

AÇIKLAMA 2

Müştekilerin ifadelerinden ve basın tarafından kamuoyuna lanse edilmeye çalışılan algıdan anladığımız kadarıyla Adnan Oktar ve arkadaşlarımıza isnat edilmeye çalışılan amaç suçun TCK md.102 ve 103’de tanımlanan cinsel taciz ve çocuğun cinsel istismarı suçlamaları olduğu görülmektedir.

Ancak bu iddia daha tanımında tutarsız ve mantıksızdır. Cinsel suç işlemek için örgüt kurulmaz. Taciz suçlamalarının amaç suçu olması ne hukuken ne de vicdanen tutarlı değildir. Soruşturma dosyası kapsamındaki tüm taciz iddialarına bakıldığında tamamının sadece soyut beyanlara dayalı olduğu ve üstelik bu iddiaların çok büyük kısmının ise güya 20-25 sene öncesinde yaşandığının iddia edildiği görülmektedir.

Ayrıca arkadaş camiamızı tanıyanlar, son derece medeni, kültürlü, kaliteli, iyi eğitim almış kişiler olduklarımızı bilirler.  Arkadaşlarımızın çoğu 50’li yaşlarına gelmiş ticari hayatta başarılı, sosyal hayatlarından arta kalan zamanlarda sivil toplum kuruluşu faaliyetlerine emek veren güzel ahlaklı kişilerdir. Fiziksel olarak düzgün, “yakışıklı” veya “güzel” olarak tanımlanabilecek özelliklere sahiptirler.Birçoğunun sosyal medya hesaplarında binlerce takipçisi ve seveni bulunmaktadır.

Dolayısıyla maddi, manevi her yönden güzel özelliklere ve sosyal yaşam açısından her türlü imkana sahip olan insanların, inanılmaz derecede mantıksız yöntemlerle “cinsel suçlar” işlediklerini ve bu amaçla bir araya geldiklerini iddia etmek herşeyden önce hayatın doğal akışına tümüyle terstir. Bu iddiaları somut delillerle destekleyebilen hiçbir somut veri de bulunmamaktadır.

Bu bağlamda, akla ilk gelen şu gibi soruların dahi cevabının bulunmadığını görmekteyiz:

⇒ Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları neredeyse 40 yıldır birkaç tane kadına tacizde bulunmak için mi bir araya gelip dünya çapında ses getirecek kültürel faaliyetlerle geceli gündüzlü uğraşmışlardır?

⇒ Müştekilerin tamamı arkadaş camiamızın iş güç sahibi, iyi eğitimli, yakışıklı ve modern görünümlü insanlar olduğunu söylemektedir. Bu özelliklere sahip insanlar, birkaç tane kadını taciz etmek için bir suç örgütü kurmaya ve bu örgüt kapsamında bu kadar risk almaya neden ihtiyaç duysunlar?

⇒ Belli bir maddi imkana sahip olduğu söylenen bu insanlar dosyadaki sözde mağdur ve müştekilerden çok daha güzel ve çok daha farklı özelliklere sahip kadınlarla sorunsuz bir şekilde birlikte olabilecekkenneden imani, kültürel, bilimsel faaliyetler yapma ihtiyacı hissetsinler? Neden geceli gündüzlü kitap yazımına ve araştırmalarına yardımcı olmaya, şehir şehir dolaşıp konferanslar sergiler düzenlemeye, günde 10-12 saat süren canlı yayınlar yapmaya, tüm bu faaliyetler için bilgisayar başında saatlerce konu araştırmaları yapmaya üstelik tüm bunlar için kendi imkânları dâhilinde masraflar yapmaya gerek duysunlar? Neden bütün hayatlarını böyle çileli, zorlu bir yaşam tarzına adasınlar ve bu arada da milli duruşlarının ve fikirlerinin etkisinden rahatsız olan terör örgütlerinin ölüm tehditlerine rağmen neden hiçbir şekilde milli ülkülerinden vazgeçmesinler?

⇒ Diğer taraftan, A9 TV’nda yayınlanan canlı yayınlara birçok ajanstan yerli yabancı çok sayıda model bayan katılmıştır. Arkadaşlarımızın  sahibi oldukları şirketlerde de yanlarında çalışan çok sayıda insan olmuştur. Tek ve yegane amacı güya taciz olduğu iddia edilen bir sözde örgütün mensupları neden bu insanlara karşı en ufak bir saygısızlık yapmamış, üstelik dosyada kendini mağdur olarak lanse eden bayanlardan çok daha gösterişli olan bu insanlardan neden bugüne kadar bu yönde tek bir şikayet dahi gelmemiştir?

⇒ Bu insanlar bir kadınla beraber olabilmek için neden müştekilerin “turnike” adını verdikleri ve somut hiçbir delile dayandırmadıkları, sadece soyut anlatımlar üzerine bina etmeye çalıştıkları anlamsız bir sisteme ihtiyaç duysunlar?

⇒ Madem şüpheliler 40 yıldır önüne gelene güya tecavüz ediyor, neden bir sözde yöneticinin, altındaki bir üyeye taciz ve tecavüz eylemlerini gerçekleştirmek için verdiği bir emre ve bu üyenin de aldığı emri harfiyen uyguladığına dair tek bir tane bile somut delil bulunmamaktadır? 2,5 yıllık teknik takipte bunun binlerce kanıtı olması gerekmez miydi?

⇒ Yaklaşık 2,5 yıl boyunca yapılan teknik takipler neticesinde böylesi tehlikeli bir sözde örgüt hiç mi amaç suçu doğrultusunda bir suç eylemine girişmemiş ki, bu sözde örgüt mensuplarına bir taciz tecavüz eylemi esnasında suçüstü yapılmamıştır?

⇒ Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hemen her gün 10-12 saat süren ve adresi herkesçe bilinen bir stüdyoda canlı yayınlar yapmaktayken ve güya örgüt üyeleri tarafından buraya bayanlar getiriliyor ve güya tacizlere maruz kalıyor iken; yaklaşık 2,5 yıldır neden bir tane bile suç üstünde bir vaka tespit edilememiştir?

⇒ Eğer ki bu sözde örgütün amaç suçu ve birleşme amacı tecavüz ise neden güya örgüt lideri olduğu iddia edilen Sayın Oktar hakkında tecavüz eylemine karıştığına dair tek bir somut iddia bulunmamaktadır?

⇒ Eğer ki bu sözde örgüt taciz ve tecavüz amaçları için bir araya gelmiş ve tüm amacı bu eylemleri gerçekleştirmek ise; neden sözde bu işle görevliymiş gibi gösterilen birkaç kişi dışında diğer şüphelilere bu yönde bir isnat bulunmamaktadır?

⇒ Müştekilerin ifadelerinde sözde kız getirme sorumlusu olarak belirttiği birkaç kişi dışında neden kimse bu amaç doğrultusunda çalışmamaktadır?

⇒ Şayet ortada bir “suç örgütü” varsa ve bu örgütün amaç suçu (yani biraraya gelme amacı) cinsel taciz suçlari işlemek ise, tüm örgüt üyelerinin bu amaç suç doğrultusunda uğraş vermesi gerekirken neden hiçbir şüphelinin taciz ve tecavüz eylemleri gerçekleştirmek için bir çabası veya bir girişimi olduğuna dair somut bir delil, belge, olgu bulunmamaktadır?

⇒ Hatta ve hatta yönetici kadrosunda bulunduğu öne sürülen birçok ismin neden sözde örgüte sözde yeni kız kazandırma eylemleri içerisinde adı geçmemekte ve haklarında böyle bir iddia bulunmamaktadır?

⇒ Bu sözde örgütün varolduğu iddia edilen hiyerarşisi içerisinde neden bu amaç suça yönelik bir emir-talimat ilişkisi bulunmamaktadır?

⇒ Madem ki bu sözde örgütün amacının dosyadaki müşteki/mağdurlara bir şekilde taciz ve tecavüzde bulunmak ve bu uğurda gerekli tüm hukuksuzlukları yapmak olduğu iddia ediliyor; neden bu sözde mağdur/müştekiler birkaç kişi dışında hiç kimseyi tanımamış ve neden birçok kişiyi hayatlarında bir kez dahi görmemiştir? Sayın Adnan Oktar’ın birçok arkadaşı da dosyadaki mağdur/müşteki olduğunu iddia eden kişileri neden tanımamaktadır?

⇒ 11.07.2018 günü emniyet mensuplarının sabaha karşı aynı anda girdikleri yüzlerce evin bir tekinde bile niye iddia edilen türden bir kanunsuz durumla karşılaşılmamıştır? Eğer iddia edildiği gibi ortada cinsel suçlar işlemek için kurulmuş bir örgüt olsaydı, baskın yapılan yüzlerce evin hepsinden  güya zorla alıkonan, tecavüz edilmekte olan mağdurlar çıkması gerekmez miydi? Neden bir tane bile böyle vaka ile karşılaşılmamıştır?

 

Şu hızlıca sıraladığımız birkaç soru bile Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımıza isnat edilen amaç suçun aslında ne kadar mantıksız olduğunu göstermektedir.

Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararına rağmen, dosyadaki yalan yanlış iddiaların müştekilere ve basına servis ediliyor olması nedeniyle bu konularla ilgili çok daha kapsamlı beyanlarımızı, delillerimizi ve tanıklarımızı ilerleyen aşamalarda kamuoyuyla paylaşacağımızı da tekrar hatırlatmak isteriz.