8. OPERASYON GÜNÜNDEN İTİBAREN YAŞANAN HUKUKSUZLUKLAR

8.16. Zafer Fırat isimli arkadaşımız gözaltı sürecinde kötü muameleye ve darpa maruz kalmıştır

11 Temmuz sabahı polis operasyonuyla gözaltına alınan Zafer Fırat isimli arkadaşımız gözaltında tutulduğu Gayrettepe’deki binada görevli bazı polis memurları tarafından kötü muamele ve darpa maruz kalmıştır.

Zafer Fırat’ın karaciğerinde biri 2.5 cm diğeri ise 5.5 cm büyüklüğünde büyüme eğilimli ve patlama riski olan kan toplanması sorunu bulunmaktadır. Bu nedenle de gündelik hayatında son derece dikkatli bir yaşam sürmek mecburiyetindedir. Aksi halde ciddi ölüm riski taşımaktadır.

Gözaltı işlemlerinin son gününde polis memurları Zafer Fırat’dan ifadesini imzalamasını istemiş ancak ifadeyi okuyabilmesi için kullanması mecburi olan ve 7 gündür emanette tutulan yakın gözlüğünü ilk günden itibaren talep etmesine rağmen kendisine vermemişlerdir.

18 Temmuz sabahı emniyetten ayrılıp adliyeye sevk edilme esnasında, polis memurları Zafer Fırat’tan üzerinde “eşyalarımı aldım” yazan bir evraka imza atmasını istemişler, Zafer Fırat’ın cevap olarak eşyalarını (gözlük, kredi kartları vs) aldıktan sonra imza atıp ayrılabileceğini söylemesi üzerine memurlar son derece öfkelenmişlerdir. Oysa ki Zafer Fırat’ın talebi çok haklı ve yerindedir. Üzerinde “eşyalarımı teslim aldım” yazan bir evrakı imzalaması için kuşkusuz ki önce o eşyaları alması gerekir. Aksi halde, eşyalar kendisine eksik teslim edilse hakkını nasıl arayabilecektir?

Memurların, “at ulan, atacaksın” demesi üzerine bir anda ortam gerilmiş ve memurlar Zafer Fırat’ın üzerine yürümüştür. Fırat karaciğerinde sorun olduğunu söyleyip karnına vurmamaları için dirense de bir memur Zafer Fırat’ı tutmuş diğer memur ise bir defa yüzünün sol tarafına, iki defa da karnına şiddetli şekilde vurmuştur. Karnına şiddetli darbeler alan Fırat duvarın dibine yığılıp kalmış ve 10-15 dk kadar tek başına kıvranmıştır. O esnada ortamda olan hiçbir polis memuru müdahele etmemiş ve hepsi olanları izlemiştir.

Tüm bunların sonucunda Zafer Fırat acilen hastaneye gitmek istese de polis memurları tarafından zorla ve çekiştirilip yerinden kaldırılıp polis otobüsüne bindirilmiş ve o şekilde Çağlayan Adliyesi’ne gönderilmiştir. Fırat yaşadığı acı nedeniyle daha fazla dayanamamış ve nezarete gidemeden yere yığılmıştır. Adliye polislerinin yardımıyla nezarete götürülen Zafer Fırat akşama kadar nezarette bekletilmiştir. Daha sonrasında canının çok yandığını ve karaciğerindeki sorun nedeniyle iç kanama riski de olduğunu söyleyen Fırat, adliye polisleri tarafından Okmeydanı Devlet Hastanesi’ne götürülmüştür. Zafer Fırat tüm bu yaşadıkları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur.

Ülkemizde 28 Şubat döneminin karanlık uygulamalarının tamamen geride bırakılıp insan haklarına saygılı ve güvenilir bir hukuk anlayışının hakim kılınmasının gerektiği bir süreçte, halen bu tür hukuk dışı uygulamalara maruz kalınması son derece can sıkıcıdır. Umulur ki benzer hadiseler tekrar yaşanmaz ve sorumlular hakkında gereken hukuki işlemler sonuna kadar yapılır.