8. OPERASYON GÜNÜNDEN İTİBAREN YAŞANAN HUKUKSUZLUKLAR

8.14. Soruşturma dosyasında CMK 153/3 maddesi uyarınca avukatlara gösterilmesi zorunlu evraklar dahi gösterilmemektedir

Bir soruşturma dosyası üzerinde kısıtlama kararı dahi olsa sanık avukatlarına verilmesi hukuken zorunlu olan bazı evraklar vardır. Örneğin bilirkişi raporları. CMK 153/2 maddesi “müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir” şeklinde düzenlenmiş ise de maddenin 3. fıkrasındayakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz denilmiştir.

Ancak bu maddenin hükmü uyarınca müdafilerimizin yaptıkları tüm evrak talepleri gerekçesiz bir şekilde reddedilmiştir. Bunlar içerisinde özellikle birçok tutanakta bahsi geçen MASAK raporunu vurgulamak isteriz. Bu raporu görmek şüphelilerin yasal hakkı olduğu halde soruşturma makamları onca ısrarlı talebe rağmen bu raporu vermekten imtina etmişlerdir. Bu durum, AİHS’nin 5/4. maddesine aykırı olduğu gibi CMK 153.maddesininde açık bir ihlalidir. 

Soruşturmada şüpheli konumunda olan TBAV camiası mensuplarının görmeye hakları olduğu belgelerden mahrum edilmeleri konusu, bir kısım şüphelilerin tutuklama talebiyle çıkartıldıkları İstanbul 3. S.C.Hakimliği’nin 19.07.2018 tarihli duruşmasında, şüpheli müdafi Av. Ömer Kavili ve Av. Muharrem Ercan ile mahkeme arasında tartışılmış ve neticesinde ne yazık ki dosyanın hakim tarafından görülmediği ve dosyadaki evraklardan hakimliğin bihaber olduğu gerçeği ortaya çıkmıştır. Hakimliğin sadece önüne gelen dosyadaki eylem numaraları üzerinden tutuklama kararı verdiği gibi hukuk adına son derece düşündürücü bir durum ortaya çıkmıştır. Söz konusu tartışmaların hepsi duruşma tutanağına da yansımış olup gizlilik kararıyla şu aşamada paylaşamadığımızı ancak talebiniz halinde iddianame yazıldıktan sonra tarafınıza gönderebileceğimizi bilmenizi isteriz.

Dosyada kendileri hakkındaki iddiaları ve evrakları göremeyen hatta tam olarak neyle suçlandıklarınıdahi bilemeyen TBAV camiası mensuplarının ve müdafilerinin kendilerini savunmalarının ne kadar zor olduğu her türlü izahtan varestedir. Sadece bu husus bile başlı başına AİHS’nin özgürlük hakkını düzenleyen 5. maddesinin ve adil yargı hakkını düzenleyen 6. maddesinin ihlalini oluşturmaktadır.

Savunma avukatlarının ilerleyen süreçlerde müvekkilleri olan TBAV camiası mensuplarının tutuklanmalarına konu eylemlerinin neler olduğuna ve CMK 153/3 maddesi uyarınca almaya yetkili olduğu soruşturma evraklarından suret verilmesine ilişkin talepleri her defasında reddedilmiştir.

Madem yazımızın başında “empati kuralım” dedik ve satırları okuyan herkesten empati kurmasını istedik, o halde soruyoruz: Siz olsaydınız böyle bir durumda ne yapardınız? Sabahın bir vakti evinizin kapıları kırılarak gözaltına alınıyorsunuz, bir hafta boyunca emniyette kalıyorsunuz, hem emniyette hem sorgu hakimliğinde ifade veriyorsunuz ve sonrasında tutuklanıyorsunuz aradan da 8 ayayakın bir zaman geçiyor ve geldiğimiz noktada halen daha hangi eylemlerle suçlandığınızı bilmiyorsunuz ve kimse de size hangi (sözde) eylemlere ne şekilde iştirak ettiğinize dair bir açıklama yapmıyor, hiçbir delil sunmuyor.

Emniyet ifadesinde ve mahkeme sorgusunda size bazı müştekilerin genel iddialarından alıntılar okunuyor ve cevabınız soruluyor, soruların büyük kısmında sizin adınız dahi geçmiyor, soruların muhataplarını bile tanımıyorsunuz ve sizden cevaplar bekleniyor… Siz olsaydınız ne yapardınız?