12. SAYIN ADNAN OKTAR’IN 40 YILLIK FİKRİ MÜCADELESİNİN DEVLETİMİZE VE MİLLETİMİZE SAĞLADIĞI FAYDALAR

12.2. Sayın Adnan Oktar’ın, sohbetleri ve çeşitli ortamlardaki sözlü anlatımları vesilesi ile Türk ve dünya toplumuna sağladığı sayısız fayda ve hizmetler

Bu bölümde, Sayın Adnan Oktar’ın, kitapları, makaleleri ve diğer yazılı eserlerinin yanı sıra çeşitli tv kanallarında, canlı yayın programlarında, yurtiçi ve yurtdışı medya mensuplarıyla yaptığı röportajlarda ve bunlar gibi çeşitli sohbetlerinde devletimize, milletimize ve tüm insanlara yönelik faydalı, her konuda yol gösteren, ufuk açan ve en etkili çözümleri sunan mesaj, anlatım ve açıklamalarına temel başlıklar halinde yer verilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus şudur ki tüm bu fayda ve hizmetler ancak milli ve yerli bir insan tarafından yapılabilir. Milli ve yerli olan, hayatını devletine ve milletine adamış bir insanın herhangi bir suç işleme kastının olamayacağıve tüm terör gruplarına da şiddetle karşı olacağı çok açıktır. Çünkü FETÖ ve PKK gibi olmak demek, devlet düşmanı, millet düşmanı, milli şuur karşıtı, Kuran İslamı karşıtı, Türk İslam Birliği karşıtı olmak demektir. Sayın Adnan Oktar ise tüm hayatını güçlü Türkiye, güçlü devlet, Kızıl Elma ve Türk İslam Birliği ülküsüne adamıştır.

Sonuç olarak Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hayatlarını şiddeti, terörü ve suçu önlemeye adamış insanlardır.

  1. Sayın Adnan Oktar 2013 yılında gerçekleşen Gezi Kalkışması süresince, birçok üst düzey yetkilinin demeç vermeye bile çekindiği bir ortamda, hayatı boyunca olduğu gibi korkusuzca devletimizin ve milletimizin yanında cesur ve kararlı bir şekilde durmuş, kesintisiz destek vermiştir. Bu süreç boyunca A9 televizyon kanalındaki programından sürekli canlı yayın yapmış, bazı karanlık odakların, sosyal medya üzerinden hükümeti devirmeye yönelik davet niteliğindeki hashtag/ etiketlerine anında cevap vermiştir. En akılcı yöntemleri kullanarak sosyal medyadan ve televizyondaki canlı yayınından insanları devletimize güvenmeye davet etmiş, bu oyunun yabancı güçlerin bir kumpası ve provokasyonu olduğunu anlatmıştır. Sayın Oktar, aynı zamanda Gezi olaylarında tüm yabancı basın ve gazeteler Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve meşru hükümeti eleştiren haberler yayınlarken, Sayın Oktar kaleme aldığı köşe yazılarını dünyanın en önde gelen basın mecralarına göndermek sureti ile Sayın Cumhurbaşkanımız’ın samimi çabalarını, icraatlarını ve başarılı iktidarını övmüş, Ak Parti’nin seçimle geldiğini, Türkiye’nin bir demokrasi ülkesi olduğunu ve üç beş yanıltıcı haberin aksine ülkenin geniş bir kesimince Sayın Erdoğan’ın çok sevildiğini, kendisinin çok adil, vicdanlı ve merhametli bir insan olduğunu tarafsız bir gözle anlatarak dünya genelinde önyargıların kırılmasına vesile olmuştur.
  2. Sayın Adnan Oktar, somut belgeler ve akla dayalı anlatımlar kullanarak Atatürk’ü dindar-muhafazakar kesime sevdiren önemli bir isim olmuştur. Atatürk’ün dindar yönünü, çok özel ve çok kıymetli, muhterem bir insan olduğunu her vesileyle, tarihi bilgi ve belgelerle anlatarak yıllarca yalanlar, uydurma bilgiler ve önyargılarla Atatürk aleyhinde yönlendirilen bu kesimin Ulu Önder’i samimi biçimde sevip saymasına vesile olmuştur.
  3. Sayın Adnan Oktar, bağnazlık tehlikesine karşı tarihteki en büyük ilmi ve fikri mücadeleyi yürüten kişi olmuştur. Bağnazlık korkusu yüzünden İslam’a mesafeli duran kesime de, gerçek dinin, hurafelere, uydurma hadislere değil, yalnızca Kuran’a dayalı İslam olduğunu yine Kuran ayetleri ışığında ispat etmiştir. Yasakçı bağnaz zihniyete tümüyle karşı ve bütünüyle zıt olan Kuran’ın, dinin yegane kaynağı olduğunu ve insanlara bu dünyada da en güzel, en kaliteli, en özgür, en konforlu, en modern yaşamı sunduğuna dikkat çekmiştir. Bağnazlığın düşman olduğu özgürlüğün, kalitenin, sanatın, bilimin ve kadın hak ve özgürlüklerinin en büyük savunucusunun da Kuran olduğunu göstermiştir. Bağnazlığın ilmi ve felsefi eleştirisinin Kuran’la yapılması ve böylece Türkiye’de El Kaide ve DEAŞ gibi yapılanmaların zemin bulmasının kökten önlenmesi yönünde büyük çaba harcamıştır.
  4. Sayın Adnan Oktar hem başörtüsü taktığı için üniversiteye alınmayan genç kızlarımızın mağduriyetine, hem de dekolte giydiği için şiddete maruz kalan genç kızlarımızınmağduriyetine dikkat çekerek İslami alanda çalışmalar yapan tek Müslüman yazardır. Her koşulda kadınları koruyan ve kollayan bir tavır göstermiş, her dönem kadınların tarafında ve safında yer alan bir isim olmuştur. Böylece her düşünce ve inançtan vatandaşlarımızın düşüncelerine saygı gösterilmesinin, toplumsal barış ve huzurun sağlanması için elzem olduğunu ortaya koymuştur.
  5. Sayın Adnan Oktar yıllarca programlarında sevgi çağrısı yapmıştır. Sorunların temelinde yatan sevgisizliğin ortadan kaldırılıp hoşgörü ve barışın yaygınlaşması için uzun yıllar her TV yayınında sevgi etiketleri yaptırmıştır. Milyonlarca insanın bu sevgi etiketlerine destek vermesiyle sevgi konusu insanların gündeminde yer almış ve toplumsal bütünlüğe vesile olmuştur. Birliğe ve sevgiye çok ihtiyaç duyulduğu son dönemde, Sayın Oktar sevgiyi ülke gündemimize oturtan önemli bir isimdir.

 

 

  1. Sayın Adnan Oktar Müslüman coğrafyada tesanüdü ve dayanışmayı pekiştirmiştir. Yabancı dergi ve gazetelerde yayınlanan yazılarıyla, bu coğrafyayı bir olmaya davet etmiş, her Müslüman’ın birey olarak dünyadaki tüm Müslümanlar’dan sorumlu olduğu, onlara sırtını çeviremeyeceği bilincini aşılayıp ülkesi ne olursa olsun Müslümanlar’a sahip çıkılması gerektiğini anlatmıştır.
  2. Sayın Adnan Oktar Filistin’li Müslümanların uğradığı zulme son vermek için, Jerusalem Post gibi İsrail’in önemli gazetelerinde köşe yazıları yazmış ve iki devletin birbiriyle savaşmak yerine ittifak etmesi gerektiğini, hem Musevilik’te hem de İslam’da öldürmenin haram olduğunu anlatarak her iki dinin mensuplarını da insanlara zulmetmeyi bırakmaya davet etmiştir. Ayrıca Filistin’li kardeşlerimizin yaşadığı zorluklara dikkat çeken ve çözümünü anlatan “Filistin Zulmü” isimli kitabı ise hem Avrupa hem de Ortadoğu dillerine tercüme edilerek dünyanın her yerinde ücretsiz dağıtılmış, Filistin sorununda söz sahibi kişilere hediye olarak gönderilmiştir.
  3. Sayın Adnan Oktar, Myanmar’lı Müslümanlar’ın yaşadıkları zulümler Türkiye’de daha henüz duyulmamışken onların yaşadığı zorluklara dair “Rohingya’lar Güzeldir” kitabını yayınlamış ve bu zor durumdaki kardeşlerimizin sorunlarından tüm dünyayı haberdar etmek için Jakarta Post, Pravda.ru gibi tirajı çok yüksek uluslararası gazetelerde makaleler yayınlamıştır. Yine Müslümanlar’ın zulüm gördüğü Doğu Türkistan konusuna sessiz kalmayıp,Komünist Çin’in Zulüm Politikası ve Doğu Türkistankitabını yayınlayarak, Müslümanlar’ın sorunlarına dikkat çekmiş ve en yetkili mercilere göndererek Müslümanlar’a sahip çıkmıştır.
  4. Sayın Adnan Oktar yıllardır televizyon kanalındaki yayınlar, konferanslar ve kitap çalışmaları ile katil terör örgütü PKK tehdidine karşı aleni olarak fikri mücadele vermiş mühim bir isimdir. Devletimize destek amacı ile Komünist Terörist Dinsiz Örgüt PKK, PKK’ya Çözüm, Amerika’nın Göremediği PKK isimli kitapları kaleme almış ve bu kitapları Türkiye’nin dört bir yanında ücretsiz olarak dağıtılmıştır. PKK’nın Marksist-Leninist-Stalinist ideolojisi ve terör felsefesine karşı gazete ilanları, kitaplar, broşürler, makaleler, belgeseller, konferanslar ve canlı televizyon yayınlarıyla ilmi ve fikri mücadeleye ön ayak olmuştur. Aynı zamanda dünyada PKK terör örgütünün ‘özgürlük savaşçısı’ ve ‘kadın hakları savunucusu‘ olduğu yönündeki sözde algı operasyonlarını yıkmıştır. Gerek sosyal medyadan gerekse yazdığı kitaplar ile özellikle Avrupa’ya PKK’nın ülkemizi bölmek isteyen vahşi kanun tanımaz bir terör örgütü olduğunu anlatmıştır. Güneydoğu’da PKK’ya asla bir özerklik, imtiyaz verilmemesi gerektiğini, bunun bölünmeye yol açacağını, PKK’nın asla silah bırakmayacağını, PKK’lıları affın ve Öcalan’ın salınmasının çok büyük hata olacağını (Çözüm Süreci döneminde bile) ısrarla anlatmıştır. Bazı siyasetçiler aksini savunsa da PYD/YPG’nin PKK’yla aynı örgüt olduğunu delilleriyle ispatlamış ve PYD’nin PKK terör örgütüyle aynı muameleye tabi tutulması gerektiğini ısrarla anlatmıştır. Kamuoyunun buna ikna olması için büyük çaba harcamıştır. Kobani bahanesiyle çıkartılan olaylarda PKK ve HDP’yi en ağır şekilde eleştirmiş, Devletimiz’i ve Hükümetimiz’i desteklemiştir.
  5. Haber programlarında ya da internette kan bağışına ihtiyaç duyan hastalar için yapılan yardım çağrılarınıbirçok kişi “morali bozulduğu” gerekçesiyle izlemeyip bir dizi kanalına geçerken, Sayın Adnan Oktar A9 TV’deki yayınlarının ilk gününden itibaren acil kan bağışına ihtiyacı olanherkesiçin kendi programlarında altyazı ve bant ilan ile  yardım çağrısında bulunmuş, aynı yardım çağrısını sosyal medya hesaplarında da paylaşmış,programlarında konuyu ayrıca sözlü olarak dile getirmiş, sunuculara yardım çağrısını ve gerekli iletişim bilgilerini birçok kere tekrar ettirerek ilgili çocuğa yardım ulaşana kadar konunun takipçisi olmuştur.  Sayın Adnan Oktar, kan bağışının çok önemli olduğunu, bir insanın yaşamasına vesile olmanın güzel ve Müslüman’a yakışan bir davranış olduğunu vurgulamış, bu vesile ile mağdur durumda olan pekçok yardıma muhtaç insanın sağlığına kavuşmasına vesile olmuştur.
  6. Birçok din adamı, kedileri, köpekleri lanetli varlıklar gibi görürken, Sayın Adnan Oktar tüm dünyaya hayvan sevgisini aşılamıştır. Sahip olduğu her bir kedi ve köpeğe ait birer sosyal medya hesabı oluşturmuş, milyonlarca takipçisi olan bu hesaplarda kedilerinin ve köpeklerinin yaşantılarına dair fotoğraflar paylaşarak, aslında evcil hayvanlara nasıl muamele edilmesi gerektiğini bizzat canlı örneklerle aktarmıştır. Sokak hayvanlarına hunharca eziyet eden kişileri yayınlarında sert şekilde eleştirmiş, bu kişilere kanunen en ağır cezanın verilmesi gerektiğini sürekli olarak dile getirmiş ve konunun ehemmiyetine tekrar tekrar dikkat çekerek kamuoyunda farkındalık oluşmasına vesile olmuştur.
  7. Sayın Adnan Oktar toplumdaki pek çok yanlış anlayışın değişmesine vesile olmuştur. Örneğin, dini konulardan bahsederken münasebetsiz espriler ya da saygıya uygun olmayan sözcük tercihlerinden kaçınmanın ne denli önemli olduğunu hem açıklamalarıyla hem de yasa yollarını göstererek hatırlatmıştır. Bu anlamda, dünya kimsenin Allah’ın seçip gönderdiği Elçilerin ya da Kutsal Kitap’ların hiçbirine karşı saygıda kusur etme hakkı olmadığını, yapanların da kanunlar karşısında hesap vereceğini belirtmiştir. Nitekim, bu anlatımlardan sonra kamuoyunda bu konuda hassasiyet artmış, önceleri bu tür eğilimler gösteren kişiler bu hukukdışı tavırlarından vazgeçmişlerdir.
  8. Sayın Adnan Oktar ülkemizin değeri olan gerçek sanatçılara da sahip çıkmış, bir sanatçının sokakta, açta açıkta kalmasının kabul edilemez bir durum olduğunu, tüm sanatçılara ömür boyu rahat yaşayabilecekleri bir maaş bağlanması gerektiğini, çalışmak zorunda bırakılmamalarını, sanatçıya çok değer verilmesini ve sanatçıya gösterilecek özen ve itinanın Türkiye’nin değerini yükselteceğini belirtmiştir. Sanatçılarımızın sosyal medyada zorbalığa maruz kaldıkları konularda da, sanatçılarımıza destek olmuş ve onlara karşı daha saygılı ve dengeli bir üslup kullanılması gerektiğini yayınlarında hatırlatmıştır. Sanatçılara yapılan münasebetsiz şakaları da yayınlarında eleştirmiş ve sanatçıya nasıl hürmet ve nezaketli bir üslup kullanılması gerektiğini sık sık gündeme taşımıştır. Devlet büyüklerimizin sanatçılarla olan birlikteliklerini teşvik ederek belirli kesimle olan gerginliğin azalması için gayret göstermiştir.
  9. Sayın Adnan Oktar, vatanına milletine dinine bağlı Kürt kardeşlerimize sahip çıkmış, bu kardeşlerimizin PKK ile aynı değerlendirilmesinin çok büyük bir vicdansızlık olduğunu dile getirmiş, Kürt arkadaşlarını programına davet edip Kürt müzikleri eşliğinde dans etmiş, Kürt kardeşlerimizin ne denli kıymetli olduğunu her fırsatta dile getirmiş ve bazı kesimlerce ötekileştirilmeye çalışılan Kürt kardeşlerimize karşı toplumdaki önyargının yıkılmasına vesile olmuştur.
  10. Sayın Adnan Oktar TV yayınlarında, kitaplarında aynı şekilde Alevi kardeşlerimize de kucak açmış. Aleviler’in Hz. Ali’ye olan derin sevgilerini övmüş, onları Allah aşığı olarak tanımlamış ve Cemevleri’ni hedef alan sözlü ve fiili saldırılara karşı Alevi kardeşlerimizin yanında olmuş, hangi mezhep ve inanışa sahip olursa olsun tüm müslümanların kardeşliğini ve birlikteliğini vurgulamıştır. Sayın Adnan Oktar aynı zamanda birçok art niyetli kesim tarafından sürekli körüklenen toplumumuzdaki farklı kesimlerin arasını açma provokasyonunun önündeki en büyük engel olmuştur. Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrışması gibi konulara akılcı çözümler getirmiştir.
  11. Sayın Adnan Oktar Roman kardeşlerimizin de toplumda ikinci sınıf vatandaş gibi değerlendirilmelerinin önüne geçmiş, bu kardeşlerimizin kültürlerindeki zenginliği ve güzelliği övmüş, programlarında Roman sokak sanatçılarını ağırladığı gibi, düzenlediği iftar davetlerinde de Kibariye gibi Roman toplumunun ünlü seslerine ev sahipliği yapmıştır. Romanlarla beraber Laz, Çerkes, Arnavut, Azeri, Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Arap tüm vatandaşlarımızın birinci sınıf vatandaş olduklarını her fırsatta vurgulamış ve farklı etnik kimlikte olan kesimlere karşı düşmanlık ve nefretin önlenmesi için çalışmalar yürütmüştür.
  12. Sayın Adnan Oktar, İŞİD, El-Kaide gibi İslam Dini’nin ismini kullanarak İslam’a tam aykırı çizgide eylemler yapan terör örgütlerini sert bir üslupla defalarca eleştirmiş, bu tür örgütlerin İslam ile hiç bir ilgisi olmadığını aksine aşırıcılık yanlısı radikal yapılar olduğunu sürekli olarak her fırsatta dile getirmiştır. Bu hususta uluslararası dergi ve gazetelerde makaleler yayınlamıştır. “İslam Terörü Lanetler” isimli kitabında da yine bu konulara ayrıntılı olarak değinmiş, ve bu eserini 11 Eylül sonrası İslamofobi’nin yaygın görüldüğü ABD’deki temsilciler meclisi üyeleri ve kongre üyelerine, Charlie Hebdo saldırısı sonrası ise Fransa’daki siyasetçi ve siyasal bilimcilere ücretsiz olarak göndermiştir. İslam Dini’nde ya da Kuran hükümlerinde korkulacak hiçbir şey olmadığını, İslam’ın barış dini olduğunu, İslam Dini’nde bir kişiyi öldürmenin tüm insanları öldürmek gibi olduğunu ve Kuran ahlakının yaygınlaşmasının radikalizme ve aşırıcılığa karşı tek çözüm olduğunu anlatmıştır.
  13. Sayın Adnan Oktar ülkemizin ve devletimizin sadece menfaatlerini kollamakla kalmayıp, uzun vadedeki menfaatlerini de düşünerek sağlam ve diri bir Türk Gençliği yetişmesi yönünde tavsiyelerde bulunmuştur. Her fırsatta ülkemizin geleceği için, Atatürk’ün hayalindeki gibi Türk Gençliği’nin Avrupa’ya ve tüm dünyaya model teşkil etmesi için, sağlıklı beslenmelerinin, spor yapmalarının, neşeli ve rahat olmalarının, danstan müzikten bilimden kopuk yaşamamalarının, temizliklerine ve giyimlerine özen göstermelerinin önemine değinmiş, ülkemizin geleceği olan gençlerin eğitim ve yaşam kalitesi için ciddi bir çaba göstermiştir. Televoleci, hazırcı, egoist, çıkarcı bir gençlik oluşmasına karşın milli eğitim seferberliğinin ilan edilmesini teklif etmiştir.
  14. Sayın Adnan Oktar şehitliğin çok yüce bir makam olduğunu sürekli vurgulayarak, şehit cenazeleri sonrasında yaşanan olumsuz havayı değişmiştir. Şehitlik makamı artık özlem duyulan, seve seve ulaşılmak istenen bir makam olmuştur. Aynı zamanda şehit ailelerine verilmesi gereken öneme de dikkat çekmiştir Örneğin, bir mahallede bir şehit ailesi varsa bütün mahallenin o aileye bakmaktan, o ailenin bir eksiğini bırakmamaktan sorumlu olduğunu söylemiştir. Şehit cenazelerinin mutlaka çok kalabalık olması gerektiğini belirtmiş ve kendisinin bu hususa dikkat çekmesi üzerine şehit cenazeleri kalabalıklaşmıştır. Ayrıca, TV programlarında her gün şehitlerimizin resimlerini gösterip tek tek halkımıza tanıtmış ve bu bölüm sohbet programlarının en geniş yer tutan bölümlerinden biri olmuştur. Şehit cenazelerinde Chopin’in Cenaze Marşı çalınması yerine, tekbirlerle ve Mehter marşlarıyla cenaze töreninin yapılmasını teklif etmiştir.
  15. Sayın Adnan Oktar yıllardır muhafazakar kesim tarafından yılbaşı kutladığı, evine çam ağacı koyduğu gibi konular için “günahkarlık ve dinsizlik” iftirası atılan Türkiye’deki modern kesimin yüzünü güldürmüş, bir insanın hem dindar olabileceğini hem de yeni bir yılın gelişini kutlayabileceğini göstermiştir. Yılbaşındaki sofra ve salon dekorasyonları ile herkese Müslümanlar’ın yeni bir yılın gelişini çok coşkulu bir şekilde kutlayabileceğini, kadın erkek dans edip aynı sofrada yemek yenilebileceğini, bunda dine aykırı hiç bir yön olmadığını ortaya koymuştur. Sayın Adnan Oktar, aynı zamanda da yılbaşında eğlenmek için alkole ihtiyaç olmadığını, harama girmeden ve sarhoş olmadan eğlenmenin mümkün olduğunu her kesime göstermiştir.
  16. Sayın Adnan Oktar bugüne dek gündemdeki her siyasi veya ekonomik haberi canlı olarak kanalından pozitif bakış açısı ile hükümetimize destek olacak şekilde yorumlamış, bazı kesimlerden gelen olumsuz tepkileri de cevaplayacak şekilde konulara açıklık getirmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Cumhur İttifakı’nı desteklediğini açıkça dile getirerek devletimizin ve milletimizin bekası için bu ittifakın önemini vurgulamış, sevenlerini de bu ittifaka destek olmaya davet etmiştir. Elbette her vatandaşımız özgür iradeye sahiptir; dilediği partiye ve desteklediği görüşe oy verebilir. Ancak şüphesiz referandumun ikinci tura kalmadan birinci turda Sayın Erdoğan lehine sonuçlanmasında Sayın Adnan Oktar’ın bu çağrısı etkili olmuştur. Seçim günü oyunu Cumhur İttifakı lehine kullandıklarını tüm sevenlerinin sosyal medya hesaplarından tek tek duyurması da bunun ispatı niteliğindedir. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız’a ve Hükümetimiz’e karşı yurtiçi ve yurtdışı basınından neredeyse her gün gelen tüm eleştirilere cevap vermiştir. Aynı şekilde hükümetimize dayatılmaya çalışılan yanlış politikalara ve tehditlere hergün canlı yayınlarda gereken cevapları vererek hükümetimize destek ve yardımcı olmuştur.
  17. Sayın Adnan Oktar, Türkiye’deki azınlıkların hepsine birden kapılarını açan ve birleştirici uzlaştırıcı bir rol üstlenen önemli bir isimdir. Her yıl Çırağan Sarayı’nda düzenlediği iftarlarına Türkiye’deki Rum, Ermeni ve Süryani kiliselerinden ve Musevi sinagoglarından çok sayıda din adamı ve yönetim kurulu üyesi katılmış, Sayın Oktar her biri ile tek tek tanışıp ilgilenmiş ve kalplerinin İslam’a ısınmasına vesile olmuştur.
  18. Sayın Adnan Oktar, yıllardır dövmesi olduğu, hızma taktığı, değişik bir saç rengi olduğu ya da metal müzik dinlediği için bazı kesimlerin kınayıcı gözle baktığı binlerce gencimizin de toplumun kıymetli bir ferdi olduğunu hatırlatmış, bu kardeşlerimizin de gayet dindar olabildiklerini belirtmiştir. Bu yönüyle hem dekolte hem tesettürlü kardeşlerimizi bir arada ağırlayarak; kıyafetin ya da aksesuar tercihinin bir kimsenin imanını ölçmede bir kriter olmadığını göstermiştir.

Allah’tan korkan, “Allah Bir’dir” diyen, Allah’ı seven herkesin iman sahibi olduğunu hatırlatmıştır.

  1. Sayın Adnan Oktar ülkemizde Suriyeli mültecilere karşı bazı çevrelerde oluşan antipatinin bastırılmasında da önemli bir rol oynamıştır. Türkiye’ye göç etmek durumunda kalan milyonlarca Suriyeli kardeşimiz toplumda şiddet görüp ötekileştirilirken, Sayın Oktar bu kardeşlerimize dışlayıcı davranmanın Kuran ahlakına göre çirkin ve yakışıksız bir tavır olduğunu dile getirmiş, bize sığınmış mazlumlara yapılan bu muamelenin yanlışlığına değinmiştir. Suriyeli kardeşlerimizdeki suç oranının çok çok düşük olduğunu, vatandaşlarımız için kendi vatandaşımızdan daha fazla bir tehlike arz etmediklerini söylemiştir.
  2. Sayın Adnan Oktar öğrencilerin rahat koşullarda okumasını gündemde tutmuş, gençlerin menfaatine olacak çeşitli öneriler getirmiştir. Okul binalarının sıcak bir ev ortamına dönüştürülmesinin eğitimde çok büyük bir pozitif gelişmeye yol açacağını vurgulamış, öğrencilerin ders yükünü azaltıp, sanatla sporla daha fazla vakit geçirebilecekleri bir ortamın gençler üzerinde oluşturacağı olumlu havayı gündemde tutmuştur. Aynı zamanda gençlerin kılık, kıyafet, süs ve zevklerinde kanunlar çerçevesinde özgürlüklerinin sağlanması için çalışma yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
  3. Sayın Adnan Oktar, ülkemizin bütünlüğünde büyük öneme sahip olan ülkücü gençliği her daim desteklemiş ve ülkü ocaklarının ülke için önemi üzerinde durmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi’nin, vatanımıza ve milletimize bağlı, Atatürkçü ve dindar bir nesil yetişmesine önem vermesinin çok mühim bir çalışma olduğunu, diğer partilerde de bu şuurda gençlerin arttırılmasına ve yetiştirilmelerine önem vermenin geleceğimiz için çok hayati olduğunu yayınlarında sık sık belirtmiştir. Hatta yayınlarına katılan izleyicilerin de “Bozkurt” selamı vermeleri, sosyal medya hesaplarında bu yönde paylaşımlarda bulundukları açık kaynaklarda görülmektedir. 12 Eylül dönemi öncesinde devletimizin bekası için canla başla çalışmış olan ülkücü camiayı milletimize en iyi şekilde tanıtabilmek için büyük gayret göstermiştir.
  4. Sayın Adnan Oktar Avrasya Tüneli, Marmaray ve 3. Havalimanı gibi büyük projelerin milli geleceğimizin ve toplumsal refah düzeyinin yükselmesindeki önemine değinmiş, bu gelişmelere engelleyici tavır gösteren kesimlerin çabalarını akılcı anlatım ve fikirlerle boşa çıkarmıştır. Bu projeleri gerçekleştirmenin devletimizin gücünü tüm dünyaya göstermede ne denli büyük bir etki uyandıracağına vurgu yapmıştır.
  5. Sayın Adnan Oktar çıkan enflasyon haberleri ve dolar krizlerinde halkı paniğe kapılmamaya davet etmiş, hükümetin ülke hazinesini yönetme ve krizlere çözüm bulmada çok tecrübeli ve başarılı olduğunu belirterek halkı hükümetimize güvene davet etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın “yastık altındaki dolarları bozduralım” çağrısına tam destek vermiş, “dolar ile iş yapmayı kaldırıp yerli para birimimize dönelim” çağrısında bulunmuş ve bu teklifi bir süre sonra devlet erkanınca da benimsenmiştir.
  6. Sayın Adnan Oktar, Osmanlı’dan beri ülkemizin hakkında sinsi planlar içinde olan başta İngiliz Derin Devleti olmak üzere tüm iç ve dış mihraklara karşı amansız bir mücadele vermiştir. Derin devletlerin ülkemizde çıkartmaya çalıştığı anarşi ve kargaşa ortamını önceden anlayarak tedbirlerini açıklamıştır ve tüm topluma belgeseller, TV programları ve kitaplarla detaylı bir şekilde anlatmıştır.
  7. Sayın Adnan Oktar, dinimizi yanlış algılardan arındırmak, Allah’ın varlığını ve birliğini ispatlamak, güzel ahlakı yaygınlaştırmak amacıyla, yazdığı kitapların ücretsiz olarak dünyadaki bütün devlet yetkilisine, akademisyenlere, sporculara, sanatçılara  gönderilmesine vesile olmuştur.
  8. Sayın Adnan Oktar, her zaman Türk Silahlı Kuvvetleri’ni her yönüyle desteklemiştir. Moral açısından, şartlarının geliştirilmesi açısından önemli açıklamalar yapmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinin çok güçlendirilmesini her zaman dile getirmiştir. Çok gelişmiş füze sistemlerini üretmemizi açıklamaları ile teşvik etmiştir.
  9. Sayın Adnan Oktar, ülke savunmasında ve terörle mücadelede önemli bir yere sahip olan köy korucularının şartlarının iyileştirilmesini, bu vatansever insanların devlet tarafından sahiplenilmesini, sigortalı yapılmalarını sürekli gündemde tutmuştur. Köy korucularını canlı yayına çıkartıp sorunlarını ve taleplerini kamuoyuna duyurmalarına yardımcı olmuştur.
  10. Sayın Adnan Oktar, derin devletlerin güney sınırlarımızda bir terör koridoru ve terör devleti oluşturmak istediğini ve bölgedeki olayların bu strateji üzerine kurulduğunu belirtmiştir. Bu terör oluşumunun Türkiye, Irak ve Suriye’den toprak alınıp oluşturulacağını daha olaylardan başlamadan kamuoyu ile paylaşmıştır.
  11. Sayın Adnan Oktar, devlet politikalarına destek olmuş, detay analizler yaparak bu politikalara karşı kamuoyunda oluşabilecek muhtemel şüpheleri izale etmiştir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nin Katar’a ambargo uyguladığı dönemde Türkiye’nin hemen Katar’a destekte bulunması gerektiği belirtmiştir. Katar yöneticilerinin Türkiye tarafından korunması gerektiğini açıklamıştır. Aynı şekilde Ortadoğu’da İran ve Rusya ile stratejik ortaklık yapılmasını sürekli gündeme getirmiştir. Bu üç ülkenin ittifak yapması halinde diğer ülkelerin buna karşı güç kullanmasının zor olacağını belirtmiştir.
  12. Sayın Adnan Oktar, güneydoğuda stratejik noktalarda bulunan birlikler için kalekolların yapılması, mevcutların güçlendirilmesi, kalekolların çok sağlam yapılardan oluşması gerektiğini sürekli gündemde tutmuştur. Şu anda devletimiz en ağır operasyon şartlarına dayanabilecek kalekol binalarını hayata geçirmiş durumdadır.
  13. Sayın Adnan Oktar, komşu ülkelerle suni problemlerin hemen akılcı bir şekilde çözülüp vizelerin kaldırılması gerektiğini, bu ülkelerin birbirine hem ekonomik hem sosyal destek olması gerektiğini belirterek ülkeler arası barış ve huzurun tesisi için çaba göstermiş, ve devletin bu yöndeki politikalarına destek vermiştir.
  14. Sayın Adnan Oktar, Rusya ile uçak krizi döneminde iki ülkenin bu konuyu hızlı şekilde çözmesi gerektiğini, Türkiye’nin bu konuda alttan alıp üzüntü duyduğunu Rusya’ya belirtmesinin yeterli olacağını önermiş, Ülkemiz yetkilileri de bu şekilde bir yol izleyerek uçak krizinden üzüntü duyduklarını Rusya’ya iletmişlerdir. Bu şekilde iki ülkenin arası düzelmiştir. Rusya ambargosu kademeli olarak bitmiştir. Sayın Oktar tam bu dönemde başta Rusya’nın en önemli yayın organı olan Pravda Gazetesi’nde olmak üzere dünyanın birçok önde gelen yayın kuruluşlarında yayınlanan makalelerinde bu barışma sürecine katkı yapmış, iki ülke arasında dostluk, barış ve birlikteliği ısrarla vurgulamıştır.
  15. Sayın Adnan Oktar seçimler ve referandumlar dışındaki dönemlerde de, ülkemizin zor bir dönemden geçtiğini, Sayın Cumhurbaşkanımız’a desteğin çok önemli olduğunu canlı yayınlarda sürekli gündeme getirmiş, akılcı delillerle bunun gerekliliğini anlatmıştır.
  16. Sayın Adnan Oktar Cumhur İttifakı’nın kurulması aşamasında MHP, BBP gibi sağ partilerin tamamının birlik olup, Sayın Cumhurbaşkanımız’a destek olmasını tavsiye etmiş, Ülkücü hareketin desteğinin çok önemli olduğunu tarihten örneklerle tv programlarından defalarca dile getirmiştir.
  17. Sayın Adnan Oktar, İngiliz Derin Devleti’nin bağnazlığı kullanarak kadınların toplum dışına itilip değersizleştirilmesine, bakımsız, itici hale gelmesine sebep olarak sapıklığı teşvik etmesi yönündeki sinsi mühendislik çalışmasına karşı durmuştur. TV programlarında cinsel sapıklık ve bunun legalleştirilmesi yönündeki çalışmaları deşifre etmiş ve Türk toplumunun ahlak yapısını bozma emellerini boşa çıkarmıştır.
  18. Sayın Adnan Oktar, Zeytin Dalı Askeri Harekatı gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi operasyonları sırasında yayınladığı makaleler, yaptığı TV programları ve ikili görüşmeler yoluyla uluslararası kamuoyuna bu operasyonların haklılığını anlatmıştır.
  19. Sayın Adnan Oktar, Kıbrıs’taki Türk varlığını gözden çıkarmayı düşünenlerin artmaya başladığı dönemlerde hem yurtiçinde hem de KKTC’de büyük katılımlı konferanslar düzenlemiş, kitaplar ve broşürler bastırarak Ada’daki Türk varlığının önemini hep gündemde tutmuştur.
  20. Sayın Adnan Oktar, Hıristiyanlar’a ve Museviler’e karşı oluşturulmak istenen düşmanlığı ortadan kaldırmak için büyük bir çaba göstermiştir. Böylece dünya çapında yaygınlaştırılan, sözde “Türkiye ve Müslümanlar, Hristiyan ve Yahudi düşmanıdır” algısının değişmesini sağlamıştır.
  21. Sayın Adnan Oktar, İran’ın 2008 yılında İsrail’le olan gerilimi üzerine, İranlı yetkililerin kamuoyuna, “Atom bombası kullanmak haramdır” açıklamasını yapmalarını sağlamıştır.
  22. Sayın Adnan Oktar, Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri’nin sorunlarını herkese duyurabilmek için “Komünist Çin’in Zulüm Politikası ve Doğu Türkistan” kitabını yazmış, belgeseller çektirmiş ve televizyon yayınları yapmıştır.
  23. Sayın Adnan Oktar, Yemen, Arakan, Keşmir, Bosna Müslümanları’nın sorunlarının çözümü için kitaplar yayınlamıştır.